Breaking News

Canlıların Yaradılışı: Yavrularını Tedavi Eden Kelebekler


 Kral Kelebekleri dünyanın en meşhur kelebeklerindendir. Onları meşhur eden şey ise bir kelebekten beklenmeyecek derecede uzun bir göçün üstesinden gelebilmeleri. Kral kelebekleri yumurtlamak için her yıl Kanada’nın güneyinden Meksika’nın içlerine kadar göç ederler. Göç sırasında 4000 km.’lik bir mesafeyi 75 günden fazla uçarak kat ederler.(1)

Bilim adamları Kral kelebeklerinin Allah’ın yaratış örneklerinden birisi olan bu muhteşem uçuşundan başka özelliklerini daha ortaya çıkardı. Bu şaşırtıcı özellikler Kral kelebeklerinin beslenmesi ile ilgili:

Birçok farklı cinsi olan İpekotu Kral kelebeklerinin başlıca besini. Bu bitkinin bazı türleri kardenolit adı verilen oldukça zehirli kimyasallar barındırıyor. Birçok canlı için bu bitki son derece tehlikeli. O kadar ki bitkinin özünün size vereceği zarardan korunmanız için eldiven giymeniz bile gerekir.(2) Buna rağmen Kral kelebekleri zaman zaman ipekotu yemeyi tercih ediyorlar. Peki, ama neden?

Öncelikle Kral kelebeklerinin larvaları bu bitkiyi yediklerinde zehri adeta özümsüyorlar. Zehir, tırtıl kelebek olduğunda bile varlığını koruyor. Kelebek de tıpkı tırtıl gibi zehri etkisiz kılan yapı sayesinde bir zarar görmüyor ama bir kuş ya da başka bir avcı onu yemeye kalkıştığında zehir hızla etkisini gösteriyor. Bu nedenle pek çok avcı açken yanı başında dursa bile Kral kelebeğini yemez. Zaten avcılarda kelebeğin kanatlarındaki canlı turuncu rengi adeta “ben zehirliyim, tadım da çok kötü” mesajı olarak algılar ve ona ilişmezler.(3)


Allah, Viceroy kelebeğinde en az Kral kelebeğinin savunma sistemi kadar etkileyici bir savunma sistemi daha yaratmıştır. Viceroy Kelebeği’nin kuşlar için oldukça güzel bir tadı vardır. Ancak, bu cins kelebeklerin kanatları tadını hiç sevmediği Kral kelebeklerine son derece benzer (Sağda). Bu sayede Viceroy kelebekleri de Kral Kelebeği (Solda) gibi zehirli sanıldıklarından avcıların tehdidinden korunurlar. (4)

Hiç şüphesiz bir zehrin etkisini sadece kendi vücudundaki etkilerini kaldırmak ileri derecede kimya ve biyoloji bilgisi gerektirir. Çok ileri bir teknoloji ve kapsamlı bir bilgi olmadıkça bir bilim adamı için bile bunu gerçekleştirmek neredeyse imkânsızdır. Peki, bunu bildiğimiz anlamda bir beyni bile olmayan Kral kelebeği bunu nasıl başarıyor?

Kral kelebeğinin kendisinin zehri etkisiz kılacak kimyasal işlemleri oluşturacak organları dönüştürüp-düzenleyecek yeteneğe sahip bir mucizevi biyokimyacı olduğunu kabul etmek elbette akıl dışıdır. Belli ki böcek, bu inanılmaz işlemleri, içeriğinin farkında olmadan, yalnızca bir refleks olarak yapmaktadır. Tabiatta böylesine üstün bir güce ve akla sahip bir varlık yoktur. İnsan da böyle bir canlıyı var edemez. Bırakın böylesine kompleks bir canlıyı var etmek, bilim adamları canlılığın en basit temeli olan proteini bile -ellerinde örneği olduğu halde-yapabilmiş değillerdir. Açıktır ki bu böceği, son derece üstün bir bilgiye ve güce sahip olan Allah yaratmıştır. ‘Bombardıman böceği’, yaratılmış milyarlarca canlı gibi, Rabbimizin sonsuz gücünün ve benzersiz yaratmasının bir örneğidir.

Zehirli İpekotları sadece Kral kelebeğinin kendisini savunması için yaratılmamış. Bilim adamları bu zehrin kelebek için bir şifa kaynağı olduğunu da keşfettiler.

Bilimsel adı ophryocystis elektroscirrha olan parazitler Kral kelebekleri için çok tehlikeli çünkü bulaştıklarında onları hasta ediyor. Bu parazit Kral kelebeğinin dış tarafında, pulları arasında benek olarak görünen sporlar üretiyor. Bu, kelebeğin yetişkin hale gelmeden uçma becerisini yitirmesine hatta ölmesine yol açıyor. Anne kelebeğin sindirim sistemine yerleşen paraziti yavrularına da bulaştırabilmesi durumu daha da vahim kılıyor.


Ophryocystis elektroscirrha isimli parazit Kral kelebeğinin tüm gövdesini kaplamış

Parazit anne kelebeğe bulaştığında, anne kelebeğin yumurtalarını bırakmak için zehirli İpekotlarını özellikle seçtiklerini keşfetti. Yavrular yumurtalarından çıkıp larva haline geldiğinde bitkinin zehirli yapraklarını yiyorlar. Zehir yavruları parazitte karşı direnç kazanarak hasta olmalarına engel oluyor. Sağlıklı annelerin zehirli İpekotunu tercih etmemesi ise olayın hayranlık uyandıran bir başka yönü.(4)


Emory Üniversitesi’nden biyolog Jaap de Roode anne Kral Kelebeklerinin yavruları için şifa kaynağı olan zehirli İpekotlarını tercih ettiğini keşfeden bilim adamı (solda). Parazit yüznden hastalanarak ölmüş bir Kral kelebeği (sağda)

Bu durumda şuurlu ve dikkatli bir insanın aklına hemen şu sorular gelir. Anne Kral kelebeğinin zehirli İpekotunu tedavi maksatlı kullanmalarını sağlayan nedir?  Zehrin parazitin hasta edici özelliğine karşı yavrularına direnç kazandıracağını bu canlılar nereden bilmektedirler? Anne Kral kelebekleri İpekotunun içinde hangi kimyasal maddelerin olduğunu ve bu kimyasalların parazite karşı tedavi edici etkiye sahip olduğunu nasıl öğrenmişlerdir?


OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Anne Kral kelebeği, parazit tarafından hasta edildiğinde tüm ipekotlarını yiyerek, yani deneme-yanılma metodunu kullanarak hangi otun zehirlenmeye karşı etkili olduğunu bulması mümkün değil. Bulunduğu bölgede uygun otu bulmaya çalışırken yüzlerce ot çeşidi arasında deneme yapmaya başlayan annenin muhtemelen birkaç denemeden fazlasını gerçekleştirebilecek vakti olmayacaktır. Kaldı ki o an için başarılı olsa bile, parazit her bulaştığında aynı isabetli seçimi yapması gerekecektir. Her şeye rağmen kelebeğin bunu başardığını varsayalım. Ancak bu da yeterli olmayacaktır. Çünkü Kral kelebeğinin neslinin tükenmemesi için tamamının bu davranış özelliğine sahip olması şarttır.

Dolayısıyla başarılı olan ilk kelebeğin, tecrübesini diğerlerine aktarması gerekmektedir. Ancak bir canlının sonradan öğrendiği bir bilgiyi kendinden sonra gelen nesillere genetik olarak aktarması mümkün değildir. Her nesil aynı bilgileri en baştan öğrenerek kazanmaya mecburdur.

Anne Kral kelebeğine İpekotunun zehrinin iyileştirici etkisini ilham eden ve Kral kelebeğinin larvalarının bedenlerine zehirden istifade edecek özellikleri kazandıran sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Allah’tır. Allah tüm canlıların kendi denetiminde olduğunu bir ayette şöyle söylemektedir:

“Ben gerçekten,  benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. O’nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir.” (Hud Suresi, 56)

 

 

Yazar / Kübra Güzelcan    Psikolog / Marmara Üniversitesi Psikoloji Bölümü

 

Referanslar:

1-Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:379, Haziran 1999, s.89
2- http://www.mymonarchguide.com/2007/06/everyone-should-be-careful-with.html
3-http://www.fcps.edu/islandcreekes/ecology/monarch.htm
4-http://www.sciencedaily.com/releases/2010/10/101011090010.htm

Hiç yorum yok