Breaking News

Sessiz ve Karanlık bir dünya alarmı!


 Artık herkesin ve her şeyin birbirine bağlı olduğu dijital ve teknolojik bir dünyada yaşıyoruz. İnternet yaşamımızın olmazsa olmaz bir parçası halinde. Peki bir düşünün: Bir anda internet çalışmaz hale gelecek ve bu çok uzun süreli olacak. Günlerce hatta aylarca.. Neler olur sizce? GPS sinyallerinden, bankacılık sistemine kadar...Ve böylesi bir felakete insanlık ne kadar hazır?

Yeni bir araştırma yüzyılda bir görülen güneş fırtınasının dünyayı internet kıyametine sürükleyebileceği tehlikesine dikkat çekiyor. Biz de uzmanlara sorduk. Dünya böyle bir felakete ne kadar hazır? Neler yapılabilir? Tanol Türkoğlu “Denizin altındaki kabloları bu denli etkileyecek bir güneş fırtınasının dünya üzerindeki ve yörüngesindeki diğer elektrik ve elektronik cihazları ve altyapıları nasıl etkileyeceğini de resme dahil etmek gerekir” diyor ve şunu gündeme getiriyor: Felaket(ten korunma) senaryoları teknolojiden ziyade yatırım bütçesine göre şekillenen bir olgu. Optimizasyon delisi kapitalist dünya mühendislere para vermeden önce soracaktır: Bu senaryonun gerçekleşme olasılığı nedir?

Bir görüş de Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Bölümü’nden Doç. Dr. Sema Dumanlı Oktar’dan. 13 saat olası bir fırtına dünyamıza erişene kadar geçen minimum süre. Önceden haber alabildiğimiz için, yüksek riskli alanlar önceden belirlenirse bazı güç kesintileri ile hasar minimize edilebilir.

Konu ilginç; artık her türlü felaket senaryolarına giderek daha fazla şahit olduğumuz dünyada böyle bir olasılığı da yok saymamak gerekir. Detaylar dergimizde...

mRNA ve Nobel’e açılan kapı

2021 Çığır Açan Buluşlar Ödülleri’nin, yaşam bilimleri dalı ödülü mRNA COVID-19 aşısının temel dayanağı olan mRNA teknolojisini geliştiren Katalin Kariko ve Dr. Drew Weissmann’a verildi. Bu ödül aynı zamanda Nobel’e giden yol olarak da tanımlanıyor. Kariko ve Weissman, keşfi , sentetik mRNA’nın hücrelere girerken bağışıklık sisteminin alarm zillerini susturmanın yolunu bulmaları oldu. Bu keşif hem mRNA aşılarının önünü açtı hem de gen terapilerinin ve kanser tedavilerinin yolu açıldı. Hatta ilk sevindirici haber bile geldi, ve kanser tedavisinde fare deneyleri başarı ile tamamlanarak insanlar üzerindeki deneylere geçildi. Burada da öncülüğü Covid-19 aşısında olduğu gibi Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in BionTech firması yapıyor. Reyhan Oksay hazırladı. İstanbul

Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nihal Sarıer de aynı konuyu farklı perspektiften ele aldı.

Hem bilim insanı hem sosyal devrimci

Bugüne kadar yaşamış en büyük jeolog ünvanına sahip bir isim Eduard Suess. Jeolojiyi küresel bilim haline getirdi. Sadece jeolog değil aynı zamanda yaşadığı Viyana’nın önemli sorunlarına da çözümler getirmiş biri. Örneğin taşkınları önleyen Tuna Kanalı’nın yapılması ve kente kaliteli içme suyu getirilmesi projelerinin gerçekleştirilmesini sağladı. Celal Şengör Suess’i ve yaptıklarını yazdı.

“Gelecek Ancak Bilinçlenen Halkın Kararı ile Biçimlenir” diyor Doğan Kuban hoca düşüncenin toplumsal evrimini irdelediği yazısında.

Mustafa Çetiner önemli bir konuya değiniyor ‘Beyin göçünde suç göç edende mi? diye sorarak..

Tanol Türkoğlu’nun ‘Ölü İnternet Teorisi’ internette içerik trafiği yaratmada insanları geçen yapay zeka tabanlı yazılımları ele alıyor. Ve tabii buradan yola çıkarak reklamcılığı....

Ali Akurgal da ‘Travellers’ adlı bir diziden yola çıkarak yapay zekâ ve bek’a sorgulamasına girişiyor.

Pelin Dilara Çolak Londra’daki Freud Müzesi’ni gezerken gördüğü Salvador Dali’nin Freud’u betimlediği çalışmalardan yola çıkarak Freud’un sanat konusundaki görüşlerini ele alıyor.

Neden aşılılar da korona oluyor?

Evet aşılı insanlar da korona oluyor. Bilim dünyası bunu 4 temel neden ile açıklıyor. 6.2 milyon hasta incelendi ve mRNA aşılarında ciddi bir yan etki görülmedi...

Reçel yapmanın da bilimi olduğunu biliyormusunuz? Peki nasıl? Bilim ve Beslenme’de. Sevda Deniz Karali derledi.

Dünyanın atmosferinin 5 katmana ayrıldığını hepimiz coğrafya derslerinden hatırlarız. Peki bunu görselleştirmeye ne dersiniz? Visual Capitalist’ten paylaştığımız grafik, Florida eyaletini (referans noktası olarak kullanarak Dünya’daki “yaşanabilir alanın” ne kadar ince bir çizgi olduğunu gösteriyor.

Yapay zekâyı eğitebilir miyiz? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora ve Dora Bayraktar yazdı.

Sakarya savaşları

“Sakarya bir nevi Çanakkale idi. Geri çekilen düşmanın bir daha askerî olarak yeniden gelmeye cesaret edemeyeceği türden bir sonuç doğurdu. Sakarya aynı zamanda Türkler için 300 yıldır devam eden geri çekilmenin son, ileri atılmanın ilk durağı oldu...” Ahmet Yavuz Sakarya savaşının izini sürmeye devam ediyor.

2021 yılı yangınları sırasında yaşadığımız “ormancının mı sorumluluk alanında, belediyenin mi” tartışmasının temeli, 2018 yılında ve 7139 sayılı kanun ile atıldı. 2021 yangını; ormanlarla ilişkili tarım ve yerleşim alanlarıyla ilgili “görev tanımı”nın ne kadar sorunlu olduğunu da gösterdi. Prof. Dr. Kenan Ok yazdı.

Bizi insan yapan genler hangileri?

Bizi insan yapan genler hangileri? Yoksa ağır seyreden Covid enfeksiyonlarından sorumlu olan bir gen mi? Demans hasta sayısı hızla artıyor. Neler yapılabilir? Yaşlılıkta bellek kaybı yaşamayan tek bir hayvan var. Hangisi? Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi’nde...

Ökaryotlara Giden Yoldaki Gizemli Boşluk aydınlatıldı. Türk bilim insanı Burak Avcı önderliğindeki ekip, yüksek yapılı canlıların en yakın mikrobiyal akrabası olan Asgard arke hücrelerini görüntülemeyi başardı.

Niçin yumurta “mükemmel” şekle sahip? Yumurtanın şekli için evrensel denklem bulundu. Batuhan Sarıcan derledi.

Bazen dikkat etmemek, sürekli farkındalıktan daha iyidir. Bisiklete binmek, vites değiştirmek, spor yapmak, diş fırçalamak, fular veya kravat bağlamak gibi iyi öğrenilmiş becerileri uygularken çok düşünmemek en doğrusu gibi görünüyor. Sayfalarımızda.

Hava sıcakken neden mutlu olmayız? Meraklı Çocuk’ta. Mercan Bursalı hazırladı.

Küresel ısınmanın hayvanların bedenlerini de değiştirdiğini biliyor musunuz? Ya Özbekistan’da yeni keşfedilen dinozor türünü? Murat Altaş hazırladı.

Gördüğünüz üzere dergimiz yine dopdolu. Bizden hazırlaması sizden okuması ve okutması...Önümüzdeki haftaya kadar hoşça kalın...

Hiç yorum yok