Breaking News

Yaradılış: Bitkilerin İnternet Ağı


 Mantarların gövdelerinin büyük bir kısmı miselyum olarak adlandırılan ince iplikçiklerden oluşur. Bu iplikçikler yer altında farklı bitkilerin köklerini birbirine bağlayarak bir çeşit internet ağı meydana getirir. İşte bahçenizdeki ağaç büyük ihtimalle bu ağı kullanarak, birkaç metre ötedeki çalılıkla bağlantısını kurmuştur bile.

Mantarlar

Yeryüzünde 1,5 milyon kadar mantar türü olduğu düşünülmekte ise de günümüzde sadece 69.000 kadar türü tanımlanmıştır. Mantarlar kendi besinlerini üretemezler. Bu yüzden üretici değil, ayrıştırıcıdırlar. Toprağın yapısını bitki gelişimi için uygun hale getirmeleri nedeniyle doğadaki dengeyi sağlayan önemli unsurlardan biri olarak yaratılmışlardır.

Bitkiler bu ağa girerek besin ve bilgi paylaşımı yapar ve komşularına yardımcı olurlar. Bazen de toksik kimyasallar yayarak istemedikleri bitkileri kendilerinden uzakta tutabilirler. Bilim adamları keşfettikleri bu sisteme ‘wood wide web’ yani ‘ahşap çapında ağ’ adını vermişlerdir. Bu mantar şebekeleri bitkiler arasındaki iletişimi daha hızlı ve etkili hale getirir.


Karada yetişen bitkilerin yaklaşık %90’ı mantarlarla karşılıklı fayda ilişkisine sahiptir. Alman biyologlar bu ortaklıklara ‘mikoriza’ adını vermişlerdir. Bu ortaklıklarda bitkiler mantarlara karbonhidrat olarak gıda temin ederler.


Miselyum, mantarların genellikle yeraltında besin maddelerini özütlemek için kullandığı bölümüdür ve hif olarak isimlendirilen iplikçiklerden oluşurlar. Hifler ip yumağı ya da ya da kök gibi gözükürler. Bazı mantarlarda kalın bir dokudan oluşurlar.

Bunun karşılığında mantarlar da bitkilerin topraktaki suyu emmesine yardımcı olur ve miselyaları üzerinden fosfor ve nitrojen gibi besinleri sunarlar. Ayrıca bitkilerin büyümelerine de yardımcı olurlar. Ancak mantarlarla bitkiler arasındaki tek ilişki bununla sınırlı değildir.


British Columbia Üniversitesi öğretim görevlisi Suzanne Simard araştırmalarında mantarların kurdukları ağlar ile genç ağaçlara nasıl destek sağladığını ortaya koymuştur

Mantar şebekeleri kendilerini barındıran bitkilerin savunma sistemini de güçlendirir. Çünkü bitkinin köküne yerleşince bitkinin savunma kimyasallarını tetikler, bu sayede savunma sisteminin tepkileri daha hızlı ve daha etkili hale gelir. Diğer bir deyişle bu miselyal şebekelere bağlanılması bitkileri hastalıklara karşı daha dirençli hale getirir.


Küçük bir çam fidanına gelişmesi için destek olan mantar ağı.

Nitekim bu konuda araştırma yapan araştırmacılardan British Columbia Üniversitesi’nden Suzanne Simard, büyük ağaçların bu mantar internetini kullanarak genç ağaçlara yardımcı olduğunu ve bu yardım olmasa birçok genç fidanın hayatta kalamayacağını ifade eder. Nitekim 1997’de yapılan bir çalışma gölgedeki fidanların donör ağaçlardan, diğer fidanlara göre daha fazla karbon aldığını ortaya koymuştur. Bu buluş Darwin’in “güçlü olanın hayatta kaldığı ve bireylerin bu amaçla sürekli rekabet içinde olduğu” tezini bir kez daha geçersiz kılar.

 
Domatesler ve Mantarlar Arasındaki İlişki

2010 yılında Guangzhou’daki Güney Çin Tarım Üniversitesi’nden Ren Sen Zeng, bitkilere zararlı mantarlar yapıştığında, bitkilerin miselyaları üzerinden komşularını uyararak kimyasal sinyaller gönderdiklerini bulmuştur.

Zeng’in çalışma arkadaşları saksılara domates ekmiş ve bu bitkilerin bazılarının mikoriza geliştirmelerine izin vermiştir. Bu mantar şebekeleri oluştuktan sonra bitkilerden birine, hastalığa neden olan bir mantar (Alternaria solani) sprey şeklinde sıkılmıştır. Bitkiler arasında toprak üstü kimyasal sinyalleşmeyi engellemek için hava geçirmez plastik torbalar kullanılmıştır. 65 saat sonra Zeng ikinci bitkiye de bu şekilde hastalık sprey etmeye çalışmıştır. Fakat arada miselya olduğunda ikinci bitkide hastalığın çok daha az görüldüğünü, görüldüğünde de hasarın daha az olduğunu tespit edilmiştir.


Bu çalışma domates bitkilerinin birbirlerinden savunma taktikleri öğrendiklerini ve potansiyel patojenlere karşı dirençlerini arttırdıklarını ortaya koymuştur. Dolayısıyla bitkiler bu ağ sayesinde sadece besinlerini paylaşmakla kalmamış aynı zamanda savunma taktiklerini de paylaşmışlardır.


Yapılan bilimsel araştırmalar mantarların bitkilerin beslenmesi ve gelişimine destek olmanın da ötesinde hastalıklardan koruma görevi de üstlenebildiğini göstermiştir.

 

Mantarlar ve Fasulyeler Arasındaki İlişki

2013 yılında Aberdeen Üniversitesi’nden David Johnson, fasulyelerin de yakındaki tehditlere karşı tedbir almak için bu mantar internetlerinden faydalandığını ortaya koymuştur. Buna göre, fasulyeler kendileri yaprak biti saldırısına uğramasa da, saldırıya uğramış olanlarla mantar şebeke bağlantıları varsa, anti-yaprak biti kimyasallarını aktif hale getirirler. Miselyası olmayanlar ise böyle yapmazlar.


Bitkilerin aralarında iletişim kurdukları bu internet ağı, Allah tarafından özel olarak yaratılmış bir savunma sistemidir. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düzenleyen Rabbimiz yeryüzündeki tüm bitkilerin bulundukları ortamda gereken her türlü ihtiyaçlarını yaratmıştır. Allah her şeyin hâkimidir. Tüm evrende olan biten her şeyden haberdardır. Allah bir ayetinde bu gerçeği şöyle bildirmektedir:

 

“Gökten yere her işi O evirip düzene koyar…” (Secde Suresi, 5)

 

İnterneti Hackleyen Bitkiler

İnsanların internet ağında olduğu gibi mantar internetinde de “hack”lenmek gibi karanlık bir yön vardır. Bazı bitkiler bu internet ağını kullanarak birbirlerinden gizli bilgi alırlar. Örneğin hayalet orkide ihtiyaç duyduğu karbonu bu ağ üzerinden yakındaki ağaçlardan alır. Akasyalar, Amerikan sikamor ve çeşitli okaliptus türleri, yakınlarda bitki yetişme olasılığını azaltan maddeler salgılarlar. Bu bitkilerin internet ağını kullanarak birbirlerinden gizli bilgi almaları, zekâ gerektiren bir davranıştır. Bunu başarabilmek için bitkinin adeta bir zekâ gösterisi yaparak, internet ağında bitkilerin gönderdiği şifreleri çözmesi gerekir. Daha sonra bu şifreleri birleştirip, kendi bünyesinde çeşitli değişiklikler oluşturup böyle bir savunma taktiği geliştirmelidir.


Elbette ki bu saydıklarımızın hiçbiri, bir bitki tarafından gerçekleştirilmiş olması ya da çeşitli tesadüfler sonucunda ortaya çıkması mümkün olan özellikler değildir. Gerçek şu ki, bitki bu özelliğe sahip olarak “yaratılmış”tır. Bu, ona Allah tarafından özel olarak verilmiş bir savunma sistemidir. Rabbimiz yeryüzündeki tüm bitkilerin bulundukları ortamda gereken her türlü ihtiyaçlarını da yaratmıştır. Allah her şeyin hâkimidir. Tüm evrende olan biten her şeyden haberdardır.

Bitkiler birbirleri ile internet ağı üzerinden iletişim kurarlar. Oysa bitkilerin kendi varlıklarından da, gerçekleştirdikleri mucizevi işlemlerden de haberleri yoktur. Çünkü bitkiler de, kâinattaki her şey gibi onları da yaratmış olan ve her an yaratmaya devam eden Yüce Allah’ın kontrolündedirler. Rabbimiz Kuran’da bitkilerin Kendisi’ne boyun eğdiğini bizlere şöyle bildirmektedir:

 

 “Bitki ve ağaç (O’na) secde etmektedirler.” (Rahman Suresi, 6)

 

Bitkilerdeki Savunma Sistemleri Allah’ın Yaratmasıdır

Şöyle bir düşünülecek olursa, bitkilerde gördüğümüz savunma teknikleri hem iyi işleyen bir akıl hem de kapsamlı bir teknik bilgi gerektirir. Ama bitkilerin ne fizyolojik ne de şuur olarak bu tip özelliklere sahip olmaları imkânsızdır. Bütün bitkilerde bu özellikleri yaratan ve her ihtiyaç olduğunda tecelli ettiren Yüce Rabbimiz Allah’tır. Allah tüm canlılar gibi bitkileri de sonsuz aklının ve ilminin yansımaları olan birbirinden mükemmel sistem ve yeteneklerle var etmiştir.


Canlı cansız var olan her şeyin Yaratıcısı olan Rabbimiz, bitkilerde tecelli ettirdiği bu mucizevi olaylarla varlığının ve gücünün muazzam delillerinden birini daha biz kullarına gösterir. Ayette şöyle buyrulur:

 

“Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik. Bu, Allah’ın yaratmasıdır. Şu halde, O’nun dışında olanların yarattıklarını bana gösterin.” (Lokman Suresi, 10-11)

Hiç yorum yok