Breaking News

Yaradılış: Luna Güvesinin Kanatlarındaki Savunma Sistemi


 Savaşta başarılı olmak sadece üstün bir saldırı gücünün olması yeterli değildir. Eğer bir asker kendini savunma yeteneğinden yoksunsa girdiği savaştan sağ olarak çıkması imkansızdır. Bazen iyi düşünülmüş küçük bir savunma tekniği, iyi organize olmuş en güçlü saldırıları bile etkisiz kılmaya yeterli olabilir. Bilim adamları, doğada insanı hayran bırakacak kadar etkili bir savunma tekniği keşfettiler.

Bu savunma tekniği doğadaki en iyi böcek avcısı olarak bilinen yarasalara karşı kullanılıyor. Birçok yarasa neredeyse kördür. Çevrelerini, Allah’ın vücutlarında yarattığı bir sonar sistemi sayesinde algılarlar. Gönderdikleri ses dalgalarının cisimlere çarpıp dönen yankılarını analiz ederek çevrelerinde neler olduğunu algılarlar.


Kahverengi yarasanın sonarı en ufak bir titreşime bile duyarlı oldukça hassas bir sistemdir. O kadar ki saniyede 2 milyon üst üste binmiş ses yankılanmasını işleme sokma yeteneğine sahiptir. Hem de bu yankıları sadece 0,3 milimetrelik bir hassasiyet farkıyla algılayabilir. Bu rakamlar yarasa sonarının insan yapımı sonarlardan yaklaşık üç kat daha hassas olduğunu ortaya koymaktadır.[1]

Yarasaların milyonlarca yıldır sahip oldukları sonar sistem o kadar muhteşem yaratılmıştır ki bir yarasa karanlık bir odada, gazetenin altında yürüyen bir böceği bile fark edebilir.

Güveler ve gece kelebekleri yarasaların başlıca besinidir. Sonar sistemi ve üstün manevra yetenekleri ile desteklenen yarasalar oldukça becerikli avcılardır. Vücutlarında yaratılmış olan sonar sistemi sayesinde gece karanlığında avlanmaya çıkan yarasalar, güveleri bulmada hiç zorluk çekmezler.

Kelebekler ve güveler yarasalarla kıyaslandıklarında oldukça zayıf görünürler. Öncelikle uçuş yetenekleri onlar kadar üstün değildir. Kendilerini yarasalara karşı koruyacak ne zırhları, ne pençeleri ne de sivri dişleri vardır. Tüm bunlara rağmen Luna güveleri yarasalara yem olmazlar.

Luna güvesi, kendisini yarasaların sonarından koruyan bir sistemle yaratılmıştır. Luna güvesinin kanatlarının ucunda yeşil kuyruk şeklinde iki sevimli uzantı vardır.


Boise Devlet Üniversitesi’nden Jesse Barber yaptığı araştırmada Luna güvelerindeki yarasaların sonarını etkisiz kılan savunma sistemini keşfetti.

Güve havada uçarken arkasındaki bu uzun kuyrukların ucu havada iki çember çizecek şekilde salınır. Yarasa sonarı sayesinde güvenin yerini tespit edip hızla saldırıya geçer. Ancak yarasa avına yaklaştığı anda bir şey olur ve adeta aklı karışmışçasına isabet kaydedemez ve Luna güvesini elinden kaçırır.

Boise Devlet Üniversitesi’nden Jesse Barber ve ekibinin yaptığı araştırmalara göre, bu sevimli kuyruklar yarasaları yanıltıyor.[2]  Laboratuvarda yapılan gözlemlere göre, büyük kahverengi yarasaların saldırılarının yarısından fazlası Luna güvelerinin vücuduna değil, kuyruğuna isabet ediyor. Güve bu sayede ya kanatlarının ucundaki hafif bir kayıpla veya hiç zarar görmeden saldırıyı atlatıyor.

Araştırmacılar güvenin kuyruğunun rolünü daha iyi anlamak için güvenin kanatlarındaki uzantıları keserek gözlemlerde bulundular. Gözlem sonuçlarına kuyruksuz güveler, kuyruklu güvelere göre 9 kat daha fazla kez yarasalara av oldu. Böylece kuyrukların, aç yarasaların sonar dalgalarından korunmak konusunda güveler için etkili bir savunma aracı olduğu kanıtlanmış oldu.

Video oyn

Luna güvesinin kuyruğundaki, uzantıların uçuş sırasında havadaki çembersel hareketi, yarasaların hedefini şaşırmasına yol açıyor. Laboratuvarda üç kat yavaşlatılarak kaydedilmiş ağır çekim görüntüleri kuyruk uçlarının havada nasıl daireler çizdiğini gösteriyor. Altı kat yavaşlatılmış olarak videoda ise, yarasanın güveye yöneldiği ancak hayvanın gövdesi yerine kuyruğuna saldırışı görülüyor. [3]


Luna güvesinin kuyruğundaki, uzantıların uçuş sırasında havadaki çembersel hareketi, yarasaların hedefini şaşırmasına yol açıyor.

Güven kanadındaki bu uzantılar uçuş sırasında kendisine hiçbir avantaj sağlamıyor. Hatta uçuşu yavaşlattığı, manevra kabiliyetini kısıtladığı bile söylenebilir. Bu durum, kuyruğun güveyi yarasının sonarından korumak için yaratıldığını gösteriyor.

Güvenin savunma tekniğine benzer bir tekniği savaş uçakları tarafından kullanılıyor.  ABD hava kuvvetleri saldırı güçlerine elektronik koruma ve radar karıştırıcı desteği sağlamak amacıyla EA-6B Prowler adı ile bir uçak kullanmaktadır. Bu uçak tıpkı bir Luna güvesi gibi sahip olduğu elektronik donanım sayesinde düşman radarlarını bozarak hedef tespiti yapmasını engeller ve düşmanın haberleşme sistemlerini de sabote eder.[4]


ABD Hava Kuvvetlerinin kullandığı EA6-B Prowler uçağı Luna güvesi gibi, sahip olduğu elektronik donanım sayesinde düşman radarlarını bozarak hedef tespiti yapmasını engeller.

Gerek EA-6B gerekse aynı amaçla geliştirilmiş uçaklar ileri teknoloji ürünüdürler. Konularında uzaman kişilerin on yıllarca süren çalışmaları sonucunda büyük maliyetler ödenerek geliştirilmişlerdir. Gelişim süreçleri sırasında pek çok deney, test ve deneme gerçekleştirilmiş. Tüm bu çalışmaların sonucunda amacına hizmet edebilecek uçakları geliştirmek mümkün olmuştur.

Konusunda uzman insanların kopyasını bile yapmakta zorlandıkları bu kusursuz özelliklerin bir güvede tesadüfen oluşmuş olması elbette ki imkânsızdır. Burada unutulmaması gereken güvenin uçağı geliştiren mühendisler gibi tekrar tekrar deney, test ve deneme yapamayacağıdır. Luna güvesindeki yarasa sonarını karıştıran sistem bir kerede tam olarak ortaya çıkmalıdır. Aksi takdirde yarım kalmış uzantılar yarasanın sonarını karıştıramayacak ve güve yarasaya yem olacaktır.

Eğer bugün ABD dışındaki bir ülke EA-6B Prowler’ı üretmek isterse bu uçağın tüm planlarını, yapım bilgilerini edinmesi şarttır. Planlardaki eksiklik olduğu takdirde üretilen uçağın EA-6B Prowler gibi iş görmesi imkânsızdır. Benzer bir durum Luna güvesi içinde geçerlidir. Güvedeki yarasa sonarını karıştıran tasarım bilgi hem dişi, hem de erkek güvenin üreme hücrelerindeki genetik kodda tam olarak yer almalıdır. Bu olmadığı takdirde Luna güvesinde başarılı bir savunma sisteminin ortaya çıkması imkânsızdır.

Tüm bunlar göstermektedir ki; Luna güvesindeki sonra karıştırıcı sistemin, evrimcilerin iddia ettiği gibi peş peşe gelen tesadüfi değişimlerin sonucu ortaya çıkması imkânsızdır. Luna Güvesi bir kerede bugünkü sahip olduğu sistem ile var olmalıdır ki, öyle olmuş; sonsuz ilim sahibi olan Allah Luna güvesini ve ondaki üstün savunma sistemini yaratmıştır.

Luna güvelerinin yarasaları yanıltacak özellikte olması, Allah’ın yaratma sanatının bir eseridir. Luna güvesi, yarasanın sahip olduğu sonar sistemden tamamen habersizdir. Böyle bir durumda, kendi kuyruğunun ne işe yaradığını da bilmez. Taşıdığı tüm özellikler, Allah’ın şefkatinin bir eseri olarak, yarasadan korunması için güveye verilmiştir. Luna güvesi, farkında bile olmadığı bir mekanizmayla hayatta kalır. Bu gerçek, Allah’ın canlılar üzerindeki sonsuz hâkimiyetini ve şefkatini gözler önüne serer.

07 An_Arkansas_Luna_Moth

Luna güvesindeki sonra karıştırıcı sistemin, evrimcilerin iddia ettiği gibi peş peşe gelen tesadüfi değişimlerin sonucu ortaya çıkması imkânsızdır.

Yeryüzündeki bu detaylı, ihtişamlı ve çok çeşitli yaratılış boşuna değildir. İnsanların Allah’ı daha iyi takdir etmesi ve Allah’a sarsılmaz bir imanla bağlanmaları içindir. Her biri birer delil hükmündedir ve Müslümanların imanını arttırır. Çünkü Müslümanlar, Allah’ın yarattıkları üzerine düşünen insanlardır. Kuran’da şöyle buyurulur:

“Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.” (Al-i İmran Suresi, 191)

Yazar / Kübra Güzelcan    Psikolog / Marmara Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Referanslar:

1-http://www.godandscience. org/evolution/design. html; The Designing Times, Vol.1, No.8. , March 2000
2-https://www.sciencenews.org/article/fooled-you-whirling-tails-luna-moths-deflect-bat-attacks
3-https://www.youtube.com/watch?v=qUiGEWpxqeg
4-http://www. hqmc. usmc. mil/factfile. nsf/7e931335d515626a8525628100676e0c/b69da93e5a6094a18525626e00490b3f?OpenDocument

Hiç yorum yok