Breaking News

Yaradılış: Taç Yabanarısındaki Delme Teknolojisi ve Sonar Sistemi


 Bu garip görünümlü canlı, başının üstünde, ucunda bir yumru bulunan bir çıkıntı olması nedeniyle “taç yabanarısı” olarak bilinir. Bilimsel adı ise, aynı anlama gelen “stephanidae”dir.

Garip bir vücut yapısı vardır. Resimde görülen turuncu kısım başıdır. Bazı taç yabanarıları kahverengi-turuncu ya da tamamen siyahtırlar. Göğsünün yanlarından kanatları uzanır. Orta kısmı da gövdesidir. Bunlar vücudunun 3 temel bölümüdür.

Bu böcek, uzun bacakları, başındaki antenleri ve kuyruk kısmındaki uzun organ ile bir yabanarısından çok bilimkurgu filminden çıkmış uzaylıya benzemektedir. Peki, bu kuyruk kısmında anten gibi uzun organ ne işe yarar? Bu organ, taç yabanarısının yumurtlama borusudur. Yabanarısı, bu organı yumurta yerleştirme aracı olarak kullanır.

Peki, yaban arısı yumurtalarını koyacağı yeri nasıl tespit eder? Taç yabanarısı insanların ancak 2. Dünya savaşında keşfettiği bir teknolojiyi milyonlarca yıldır kullanır:

Taç yabanarısı, bacaklarındaki titreşim algılama özelliğinden faydalanarak ağaç kütüklerinin içinde yaşayan böcek larvalarını tespit eder. Bacaklarındaki duyular o kadar hassastır ki ağaç kütüğünün üzerindeyken bile içeride bir larvanın yaşamakta olduğunu hisseder. Bunu, bacaklarında yer alan sonar benzeri bir sistem sayesinde yaparlar.


Sonar, ses denizcilik bilimi ve uzaklık saptama amacıyla kullanılan 1939 yılında kullanılmaya başlayan bir cihazdır. Temelde deniz altıları, öteki gemileri, mayın tarlalarını, buzulları, batık gemileri ve öteki su altı tehlikelerini saptamak için geliştirilmiştir. Günümüzün gelişmiş teknolojisi sayesinde sonar ile deniz dibindeki balık sürüleri aranmakta ve okyanus dipleri incelenebilmektedir.

Bu sonar sisteme ekolokasyon denir. Ekolokasyon, yarasa ve yunus gibi canlılarda da bulunan bir sonar sistemdir. Tıpkı bir radar gibi çalışarak çevrelerini algılamalarını sağlar. Ancak bu canlıların sahip olduğu radar teknolojisi, insan üretimi radarlardaki teknolojik düzeyden defalarca kat daha üstündür. Öncelikle bu canlılardaki sistem insan yapısı sonarlara göre çok daha küçüktür. Ayrıca son derece küçük objeleri bile tespit edebilmektedirler.

O kadar ki, yabanarısı, bacaklarındaki duyu organları sayesinde böcek larvasını kolaylıkla bulur. Ancak yabanarısının böcek larvasını aramasının amacı onunla beslenmek değildir. Böcek larvasına, yumurtalarını içine bırakmak için ihtiyacı vardır.

Yabanarısı, yumurtlama borusunu, bulduğu böcek larvasına saplar ve yumurtalarını larvanın içine yerleştirir. Birkaç gün sonra, larvaya yerleştirilmiş olan yumurta çatlar ve yabanarısı larvası, böcek larvasının içinde gelişmeye başlar. Sonunda böcek larvası ölür ve yabanarısı böcek larvasının içinden bir yetişkin olarak çıkar. Uçup yumurtalarını bırakmak için başka bir böcek larvası bulma sırası artık ondadır. Yağmur ormanlarında bu döngü böyle sürer gider.

Yabanarisi delme yumurtlama


Arının ağaç kabuğunu delmek için sahip olduğu organa ‘Ovipositor’ adı verilmiştir. Bu özel organ, arının tüm vücudundan daha fazla bir uzunluğa sahiptir. Böceğin kuyruğundan bu organ ucu keskin bir bıçak gibidir. Allah bıçağın ağzını kullanım amacına uygun olarak tırtıklı olarak yaratmıştır. Taç yabanarısı, ağaç kabuğunun altındaki tırtılın yerini bulur bulmaz delme uzantılarını en kestirme yolu izleyecek biçimde hedefine yöneltir. Yumurta borusu, bir testere gibi ileri geri hareket ederek kabuğu deler. Arının önce tırtılı uyuşturur sonra yumurtaları boru vasıtası ile tırtılın vücuduna bırakır.

Yabanarısı gibi küçük bir canlıda böylesine şaşırtıcı özellikler olması, Allah’ın yaratma sanatının bir örneğidir. Böceğin bacaklarında bir sonar sistemi olması, bu sistemden gelen verileri beyninde analiz edebilmesi, başka bir canlının larvasının içinde büyümesi birbirinden karışık ve şaşırtıcı özelliklerdir. Bunları yabanarısının kendisinin keşfetmesi ya da bunlara tesadüfen sahip olması bilimsellikten uzak iddialardır. Evrimciler, sık sık bu tarz gerçeklikten yoksun iddialarda bulunurlar.

Tesadüfleri ilah edinen Darwinizm, hem mantıken hem bilimsel olarak çökmüş durumdadır. Taç yabanarısının amber içinde fosilleşmiş kalıntılarının bulunmasıyla evrimciler bir kez daha söyledikleri gerçek dışı iddialardan dolayı utanacak duruma düşmüşlerdir. Amberler bizlere evrimcilerin görüşlerini çürüten önemli deliller sunmaktadır.


İçi yaban arısının larvaları ile dolu tırtıl. Tırtıl larvalar için güvenli bir sığınaktır. Larvaların yetişkin bir arı olup dışarı çıkacakları ana kadar tırtılın hayati organlarına hiçbir zarar vermemeleri tam bir yaratılış mucizesidir.

Amberler, ağaç reçinelerinin havayla buluştuğunda sertleşmesiyle oluşurlar ve sertleşirken de kaplamış oldukları canlıları muhafaza ederler. Amber içinde çürümeden kalan böcekler yüz binlerce yıl sonra bile üç boyutlu olarak net şekilde incelenebilirler.


Taç yabanarısı da son derece net görülecek şekilde amber içinde korunmuştur. Amberdeki fosilin gösterdiği tek gerçek, taç yabanarısının -diğer tüm canlılar gibi- hiçbir değişim geçirmediğidir. Amber içindeki taç yabanarısı, bugün yaşayan taç yabanarıları ile tamamen aynıdır. Evrim geçirmemiştir. Taç yabanarısı ilk yaratıldığı andan itibaren bu özelliklere sahip olarak Allah tarafından yaratılmıştır.


Taç yabanarısındaki insan yapımı teknolojik cihazlardan bile üstün sistemler asla tesadüflerin eseri olamaz.Tam tersine bu sistemler sonsuz akıl ve güç sahibi olan Allah’ın eseri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Allah Kuran’da tüm canlıları yaratanın yalnızca Kendisi olduğunu buyurmuştur. Evrimcilerin bağnazca ilah edindiği tesadüfler ise, değil taç yabanarısı gibi üstün teknolojik özellikler gösteren bir canlı, en küçük bir molekülü bile oluşturamazlar. Kuran’da şöyle buyurulur:

“Ey insanlar, (size) bir örnek verildi şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Onlar, Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir.”
(Hac Suresi, 73-74)

Kaynaklar:

1-http://tolweb.org/onlinecontributors/app?service=external/ViewImageData&sp=7993
2-http://tolweb.org/Stephanidae

Hiç yorum yok