Breaking News

Yılanların Evrimi İddiası Bir Kez Daha Çürütüldü


 Bulunan bir yılan fosili, canlıların milyonlarca yıldır yeryüzünde hiç değişim geçirmeden var olduğunu bir kere daha ortaya koydu.

Yakın zamana kadar bilinen en eski yılan fosilleri 100 milyon yıl yaşındaydı. Ancak daha sonra bilim insanları İngiltere, Portekiz ve ABD’de yaşları 142 ila 167 milyon yıl arasında değişen birçok yılan fosili buldu.

Parviraptor-estesi-660x330

Bu resimde yaşı 142 ile 167 milyon yıl arasında olduğu tespit edilen fosilden yola çıkılarak hazırlanan yılan canlandırılmış. Fosil İngiltere’nin Swanage bölgesinde Purbeck Kireçtaşı yatağında bulunmuş. Yılana Parviraptor estesi ismi verilmiş. Günümüzdekilerden hiçbir farkı olmayan yılan bir tatlı su gölünde yüzerken resmedilmiş.

Bulunan bu yeni fosiller Evrim Teorisi savunucularının yılanlarla ilgili tüm tezleri yerle bir etti. Çünkü bulunan fosillerdeki yılanların uzunluğu, kafatası yapısı gibi temel fizyolojik özellikler günümüzde yaşayan yılanlar ile birebir aynı.

Oysa evrimciler yılanların kertenkelelerden evrimleştiğini iddia etmektedirler.(1)  Ancak 167 milyon yıllık fosiller, yılanların bu hayvanlardan çok daha önce, bugünkü haliyle aynı şekilde var olduklarını ortaya koydu. Elde edilen son bilimsel delillere göre; yılanlar hiçbir değişim geçirmemiş, bugünkü halleriyle bir anda Allah tarafından yaratılmışlardır.

Portugalophis-lignites

Üst Jura dönemine ait olduğu belirlenen yılan fosilinden yola çıkarak yapılmış bir canlandırma. Ginkgo ağacının üzerindeki yılanın günümüzdeki yılanlardan bir farkı yok. Portekiz’de bataklık bir bölgede bulunan fosilin 142 ile 205 milyon öncesindeki bir döneme ait olduğu tespit edilmiş.

Evrimciler, yılanların sözde evrimi ile ilgili hiçbir delili olmayan iddialarını, bilimsel bir gerçek gibi sunarlar. Yılanlar için anlattıkları hikâyede böyle: güya toprak içinde yaşayan bir kertenkele, toprağa girip çıkmasının daha kolay olması için dış uzuvlarını bırakarak yılana dönüşmüşmüş.(2)

Ancak tek bir fosil, bu hayali iddiayı yerle bir etti. Bulunan fosillerin evrim iddialarını yerle bir etmesi üzerine, evrimciler panik halinde bugüne kadar yılanlarla ilgili anlattıkları hikâyeyi değiştirme yoluna gittiler.

Diablophis-gilmorei

Üst Jura dönemine ait olduğu Diablophis gilmorei verilen yılan bir dinozor kafası üzerinde remedilmiş. Fosil ABD Colorado’da bulunmuştur.

 

Üst Jura dönemine ait olduğu Diablophis gilmorei verilen yılan bir dinozor kafası üzerinde remedilmiş. Fosil ABD Colorado’da bulunmuştur.

Kanada’daki Alberta Üniversitesi Biyoloji Bilimleri Bölümü’nde profesör olan Araştırmacı Michael Caldwell, yüzlerce kitapta anlatılan hayali yılanları evrimi hikâyelerini bir anda unutup yeni bir hikâye ortaya attı: “önce kafatası, sonra bacak gibi uzuvlar ortaya çıktı”(3) dedi. Bu ifade, yılan fosilleri daha eski olduğu için “önce yılanlar vardı sonra onların gövdesi üzerindeki diğer organlar gelişerek kertenkeleler vs. oluştu” demek anlamına geliyor. İlki kadar bilimsel temelden yoksun bu yeni tez evrimcilerin bilimsellikten ne kadar uzak olduklarının bir göstergesi.

Aslında evrimcilerde bu durmun farkında. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi”nin yayını olan Natural History Dergisi’nde, 2003 yılının Nisan ayında yayınlanan bir makalede, yılanların kökeniyle ilgili tezlerin kanıtının olmadığı şu sözlerle itiraf ediliyor: “Yılanların [evrimsel] kökeni omurgalı biyolojisinde tartışmalı bir konudur ve daha fazla kanıt elde edilinceye kadar çözülecek gibi görünmemektedir.”

Evrim savunucuları yılanlarla ilgili olarak çıkmaza sokan başka bir olay daha var: Evrimci tezleri yerle bir eden en eski fosillerin Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nde seneler boyunca saklanmış olması!

Fosilleri Doğa Tarihi Müzesi’nde bir çekmecede saklanmış olarak 2004 yılında bulan kişi Prof. Michael Caldwell. Bulduğu fosiller hakkında tutulan kayıtlar, Caldwell’i fosillerin kendisinden daha çok şaşırtmış. Çünkü fosillerdeki canlıların bugünkü yılanlarla bire bir aynı olmasına rağmen, kertenkele fosili olarak kaydedilmiş. Kayıtlar, evrimci tezlerle uyuşmadığı için fosilleri gizlemek kastıyla böyle düzenlenmişti. Yani kayıtlar özellikle yanlış girilmişti. Çünkü 164 milyon yıl önce yılanların yaşamış olması, üstelik bugünkü yılanlarla birebir aynı olması yılanların evrimi ile ilgili hikâyeyi doğrulamıyordu. Evrimci bilim adamlarının kontrolünde olan evrimcilerin hâkimiyetinde olan Doğa Tarihi Müzesi, bu gerçeği saklamak istemişti.(4)

Bu gerçekle yüzyüze gelen Caldwel bulduğu fosilleri ayrıntılı bir incelemeye aldı. Caldwell, fosilde dişlerin yer aldığı çene kemiğine detaylara baktığında bugünküyle aynı bir yılana baktığını bilimsel olarak tespit etti.  Caldwell fosilin tüm ayrıntılarıyla bugünkü yılanlarla bire bir aynı özellikleri taşıdığını şöyle itiraf ediyor:

“Elimdeki fosili incelediğimde, yılan anatomisi ile kıyaslama imkânım sayesinde, çok çok açık bir şekilde tam bir yılan çenesi olduğunu gördüm” (5)

Caldwell’in incelediği fosil 142 milyon yıl yaşındaki Parviraptor Estesi, bulunan 4 eski fosil içinde en yeni olanı. Caldwell ayrıca diğer 3 yılan fosilinin de hatlarını çıkardı ve bu fosillerin kayıtlarda yer alan kertenkele iddiası ile alakasız olduğunu, aslında tam bir yılan olduklarını ortaya koydu.

Caldwell haricinde başka bilim adamları da fosillerin kafatası anatomileri, kesici dişleri, arka dişleri ile bugün yaşayan yıllarla aynı özellikleri gösterdiğini onayladılar.

Caldwell’in yılanların evrim geçirmediğine dari ifadeleri aslında bunlarla da kısıtlı değil. Caldwell Güney Amerika’da aniliods isim fosil yatağında yer alan fosillerin günümüz yılanları ile aynı özellikleri taşıdığını da itiraf etmiştir. Aynı şekilde Güneydoğu Asya’daki Cylindrophis adlı yılan fosili yatağındaki fosillerin de bugünkü yılanlarla aynı olduğunu da ifade etmiştir. Tüm bu buluntular ile ilgili olarak Caldwell şöyle diyor; “Bu fosillerin tam bir yılan fosili olduğuna hiç şüphe yok”.(6)

snake_fossil

Yılan, timsah, dinozor ya da kertenkele gibi çok farklı sürüngen sınıflamaları arasında aşılmaz sınırlar vardır. Evrimciler, bu farklı gruplar arasında, yapılarına bakarak kendilerince evrimsel süreçler hayal ederler. Ama bu varsayımların fosil kayıtlarında bir karşılığı yoktur. Öte yandan her bir sürüngen türünün kendine has özelliklerle bir anda var olduklarının ve var oldukları müddetçe hiçbir değişikliğe uğramadıklarının sayısız fosil delili bulunmaktadır. Bu delillerden biri de resimde görülen 50 milyon yıllık yılan fosilidir. 50 milyon yıllık yılan fosili (sağda). Milyonlarca yıl önceki haliyle tıpatıp aynı olan günümüz yılanı görülmektedir (solda).

Sonuç itibarıyla bugün yılanların evrim geçirdiğini gösteren tek bir fosil kaydı yok iken, yılanların tarih boyunca değişim geçirmeden hep aynı kaldıklarını gösteren yüzlerce fosil mevcuttur. Caldwell de bu durumu şöyle itiraf etmiştir:

“167 milyon yıl yaşında yılan fosillerine bile sahibiz. Yılanların evrim geçirdiği iddia ediliyor ama eksik olan tek şey yılanların evrim geçirdiği zamanı gösteren fosillerdir.”(7)

Yılanlar tarihin hiç bir döneminde evrimcilerin iddia ettiği gibi “ilkel bir form” sergilememişlerdir. Bilinen en eski yılanlar dahi günümüz örnekleri ile birebir aynı yapıdadır çünkü yılanlar evrimleşerek değil Allah yaratması ile var olmuşlardır.

Yazar / Kübra Güzelcan    Psikolog / Marmara Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Referanslar:

1- Mehrtens JM. 1987. Living Snakes of the World in Color. New York: Sterling Pub. 480 pp. ISBN 0-8069-6460-X.
2-Mertens, Robert (1961). “Lanthanotus: an important lizard in evolution”. Sarawak Museum Journal 10: 320–322.
3-Oldest Known Snake Fossils Identified, http://www.livescience.com/49582-oldest-snake-fossils-identified.html
4-Oldest Known Snake Fossils Identified, http://www.livescience.com/49582-oldest-snake-fossils-identified.html
5-Oldest Known Snake Fossils Identified, http://www.livescience.com/49582-oldest-snake-fossils-identified.html
6-Oldest Known Snake Fossils Identified, http://www.livescience.com/49582-oldest-snake-fossils-identified.html
7-Oldest Known Snake Fossils Identified, http://www.livescience.com/49582-oldest-snake-fossils-identified.html

Hiç yorum yok