Breaking News

Cumhurbaşkanlığı seçiminde 50+1 Krizi


 Cumhurbaşkanlığı seçiminde 50+1 barajının kaldırılması yönünde AK Parti kanadında seslendirilen görüşlere karşı MHP liderinin sert açıklaması konuyu kapatmaya yetmedi. Erdoğan’ın değişiklik için TBMM’yi işaret eden sözlerinin hemen ardından Bahçeli sürpriz şekilde Beştepe’ye giderek Cumhurbaşkanı ile görüştü. Birkaç saat sonra da Kılıçdaroğlu ‘gündemdeki aciliyet üzerine’ diyerek ittifak ortağı Akşener’le buluştu.

Erdoğan, 50+1 barajına ilişkin tartışma alevlenirken MHP liderine karşı ilk kez kamuoyu önünde net tavır aldı. Bahçeli’nin “Eleştirenleri anlayışla karşılamamız abesle iştigal” sözleri sonrası Cumhurbaşkanı “Karar merci parlamento” diyerek revizyona açık kapı bıraktı. Erdoğan “Anayasa değişikliğiyle ilgili karar merci parlamentodur. Yeni bir karar verir mi vermez mi? Onu da görürüz” ifadesini kullandı. Bahçeli, bu değerlendirmeden dakikalar sonra Beştepe’nin yolunu tuttu. 45 dakikalık zirvenin ardından açıklama yapılmadı.

TL, döviz karşısında tarihi değer kaybı yaşarken Kılıçdaroğlu ‘gündemdeki aciliyet üzerine’ Akşener’le bir araya geldi. Ağırlıklı ekonomi kurmaylarının bulunduğu zirveden erken seçim çağrısı çıktı. CHP lideri “Kendisine açık ve net çağrıda bulunuyorum. Yönetemiyorsun. Milletin sırtına daha fazla yük yükleme. Türkiye’nin bir an önce seçime gitmesi gerekiyor. Yeni bir hükümet gelsin, bu ülke doğru dürüst yönetilsin” dedi. Akşener de “Seçimden başka yapacak çare yok. Artık yolun sonu görünmüştür” diye konuştu.

Yüzde 50+1 barajına kapıları kapatmadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cemil Çiçek’in sözleri
yüzde 50+1 barajını gündeme taşıdı. Tartışmalara Bahçeli’den tepki geldi. 50+1’in Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin meşruiyet temeli olduğunu vurgulayan MHP lideri “Yüzde 50+1 oyu eleştirenleri anlayışla karşılamamız abesle iştigaldir” dedi. Ancak Cumhurbaşkanı açık kapı bırakarak Meclis’i işaret etti. Ardından Beştepe’de sürpriz bir şekilde Cumhur ittifakı tarafları bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ile yaptığı görüşmede “50+1’in mahsurlu olduğunu anladık” ifadesi ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek’in “50+1 ciddi problem çıkarıyor. Gelecekte de çıkaracak” sözleri barajı siyasetin gündemine taşıdı. Tartışmalara sert çıkışan Bahçeli 50+1’in Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin meşruiyet temeli olduğunu vurguladı. MHP lideri “Yüzde 50+1 oyu eleştirenleri anlayışla karşılamamız, bunu felaket olarak yorumlayan karamsarları makul bulmamız abesle iştigaldir” dedi. AK Parti’nin kurucularından, eski Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır da 50+1 tartışmasıyla ilgili olarak “Sistem yanlış ve kötü. Hayat, Bahçeli’nin dediğinden ibaret değil” diye konuştu.

KARAR MERCİ TBMM’DİR:

Bahçeli’ye Çiçek’ten de bir cevap geldi. Çiçek “Konunun nasıl gündeme geldiği belli. Dolayısıyla kamuoyu nasıl değerlendirir, değerlendirmesi gerekenler nasıl değerlendirecektir” ifadesini kullandı. Partisinin Meclis gurup toplantısı sonrası soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan yüzde 50+1’e kapıyı kapatmadı. Çözüm için TBMM’yi işaret etti. AK Parti grup toplantısı çıkışında soru üzerine Erdoğan yüzde 50+1 tartışmalarıyla ilgili ilk kez konuştu. Erdoğan “Karar mercii TBMM’dir. Yeni bir karar verir mi göreceğiz” dedi.

MİLLETİMİZ BU KADINLARA MÜSADE ETMEZ:

Erdoğan, grup toplantısında ise helalleşme çıkışı nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ve İYİ Parti lideri Meral Akşener’e yüklendi. Sözlerine Şair, yazar ve siyasetçi Sezai Karakoç’u anarak başlayan Erdoğan “Sezai Karakoç’u ‘Mona Roza’sız anmak olmaz” dedi. Erdoğan şöyle devam etti: Hukuki süreç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın şehit yakınlarına hakaret edenlerin milletvekilliği sakıt olmuştur. Bu küfürbaz, terbiyesiz kişiliklere hak ettiği derslerinde sandıkta mutlaka verileceğine inanıyorum. Hele hele Genel Başkan’ı bir bayan olanın küfrü yenilir yutulur değil. Bir bayanın ağzından ‘yavşaklar’ diye bir ifade çıkar mı ya? Ne yazık ki bu çatı bunu da gördü. Ben diyorum ki millet bu bayana gereken cevabı inşallah 2023’ün haziran ayında verecektir. Zira bu çatının altı bu tür kadınlara asla müsaade etmez. Hani bacıydı kendisi de, öbür tarafta bu kardeşimizin bacısına söverek ve kendisini tekmeleyerek cevap veriyorsunuz.

KAZANIRLARSA KAOSA SÜRÜKLENİRİZ:

CHP’nin tezkere oylamasında ve sonrasındaki tutumu doğrudan Türkiye’yi hedef almaktadır. Bu oylamadan sonra CHP’nin sırtını kimler sıvazlıyorsa ipini de onlar tutuyor demektir. CHP işte bu yeminli Türkiye düşmanlarının ülke içindeki taşeronluğuna talip olmuştur. Pek çok kesime yönelik tehdit diliyle CHP artık fiilen de pozisyon değiştirmeye başlamıştır. Eğer kazanırlarsa Türkiye sonu belirsiz bir kaosa sürüklenecektir. Hiç merak etmeyin başaramayacaklar. CHP Genel Başkanı kendisine verilen görevi bir türlü başaramadığını görünce milletimizin değerlerinin istismarına yöneldi.

BAŞÖRTÜLÜ BACILARIMIZDAN HELALLİK DİLE:

Kılıçdaroğlu, son günlerde bir de helalleşelim demeye başladı. Bizim inancımızda helalleşme vardır ve çok önemlidir. Peki Kılıçdaroğlu helalleşmeyi nasıl anlıyor... (Konuşmanın bu noktasında geçmişte Erdoğan’ın yaptığı helalleşme çağrısına Kılıçdaroğlu’nun tepkisini dile getirdiği video gösterildi) Evet, dün helalleşme kavramında böyle bakan bir zatın bugün birden aydınlanma yaşayıp 180 derecelik bir dönüşle helalleşme peşine düşmesi ne kadar garip değil mi? Ey Kılıçdaroğlu sen önce başörtülü kızlarımızdan, bacılarımızdan helallik dile. Hayatın yalan! CHP aynı CHP, Kılıçdaroğlu aynı Kılıçdaroğlu, zihniyet aynı zihniyet.”

ASGARİ ÜCRET MESAJI:

Kamu işçilerine ve memurlarına verdiğimiz yüksek oranları zamlarla çalışanlarımızı enflasyona ezdirmemek için gereken çabayı gösteriyoruz. Asgari ücreti de benzer şekilde tespit ederek dar gelirlilerin üzerindeki yükü de hafifleyeceğiz. Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar cazibe merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Biraz daha metanetle, fazla gayretle bu süreci zaferle sonuçlandırmamızın önünde hiçbir engel yoktur.”

Külliye’de sürpriz zirve

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Basına kapalı yapılan görüşme, yaklaşık 45 dakika sürdü. Bahçeli, Erdoğan’a Türk dünyası haritası hediye etti. Yüzde 50+1 tartışmalarının gölgesinde yapılan görüşme sonrası herhangi bir açıklama yapılmadı. Erdoğan ile Bahçeli, son olarak 25 Ekim’de bir araya gelmişti. Basına kapalı gerçekleşen görüşme 1 saat sürmüştü.

MAHMUT TANAL: SEÇMENİ KARŞI OLDUĞU İÇİN AK PARTİ 50+1’DEN KURTULMAYA ÇALIŞIYOR

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, AKP’nin, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yönelik memnuniyet anketi yaptırdığını ve özellikle Karadeniz’den gelen sonuçların AK Parti’yi şoka uğrattığını iddia etti. Tanal “Kendi seçmen kitlesi de karşı olduğu için AKP, mevcut başkanlık sisteminden, yüzde 50+1 uygulamasından kurtulmaya çalışıyor” dedi. Tanal sosyal medyadan yaptığı açıklamada “Kendi seçmen kitlesi de karşı olduğu için AKP, mevcut başkanlık sisteminden, yüzde 50+1 uygulamasından kurtulmaya çalışıyor. Partinin üst aklı, 50+1’in sadece MHP Genel Merkezi’ne yaradığının farkına vardı. Çünkü mevcut sistem, AK Parti’yi MHP Genel Merkezi’ne muhtaç hale getirdi” ifedelerini kullandı.

Erdoğan için yapılan 50+1 adım atamaz hale getirdi MHP gergin

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, ‘50+1’ tartışmalarına ilişkin “Sistemi getirdiğinizde, ‘Sizin için iyi olmayacak, kazdığınız kuyuya düşeceksiniz’ demiştik. ‘Erdoğan için değil her doğan için yapın’ demiştik. Erdoğan için yapılan 50+1’lik pranga, adım atamaz hale getirdi. Sayın Erdoğan’ın ayağına 50+1 prangası vurulmuştur. MHP hattını gerginleştiren de budur” dedi. TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Özel MHP lideri Devlet Bahçeli’ye çağrıda bulundu: “Devlet Bahçeli, muhalefette olduklarını ancak Cumhur İttifakı’nın sevabına günahına ortak olduklarını söylediler. Devlet Bahçeli, ‘seçim beyannamemizin arkasındayız’ diyor. İlk önce EYT’lilere yapılan büyük haksızlıktan vazgeçmelerini söylüyoruz. Muhalefetteyseniz, biz de muhalefetteyiz. EYT’lilerle ilgili vermiş oldukları kanun teklifleri var. Hemen ilgili komisyonu toplayalım. Bugün geçirelim. Yarın, 48 saati beklemeden hemen Meclis’e getirelim. EYT’liler emekli olsunlar. Samimiyseniz yarından öteye bırakmayalım.”

aksenerr.jpg

Millet İttifakı’ndan erken seçim çağrısı

Kılıçdaroğlu ile Akşener ‘gündemdeki aciliyet’ üzerine İYİ Parti Genel Merkezi’nde yaptığı görüşmeden erken seçim çağrısı çıktı. “Sorumluluk hisseden genel başkanlar olarak bir araya geldik” diyen Kılıçdaroğlu “Ülkeyi yönetemiyorsunuz. Bir an önce seçime gidin. Yeni bir hükümet gelsin, bu ülke doğru dürüst yönetilsin” dedi. Akşener ise şunları söyledi: Sayın genel başkanımızın acil seçim, hemen seçim çağrısına katılıyorum. Çünkü seçimden başka yapacak çare yok. Yolun sonu göründü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’nin sürpriz görüşmesi sonrası İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile saat 16.00’da bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, görüşmenin gerekçesini ‘gündemdeki aciliyet üzerine’ sözleri ile açıkladı. Görüşmenin ardından Kılıçdaroğlu ve Akşener, düzenledikleri ortak basın toplantısında Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

GİDİŞE SESSİZ KALMAK DOĞRU DEĞİL:

Mutfaklarda yangın var. Türk Lirası olağanüstü değer kaybediyor fakat çözüm üretecek organ yok Türkiye’de. Normalde Merkez Bankası’nın fiyat istikrarıyla uğraşması gerekirken işlevini bırakmış, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi, dövizin yükselmesine seyirci olarak bakan bir kurum. Fiyat istikrarı konusunda yasal olarak yetkilendirilen bir kurum nasıl olur da seyirci kalır. Müdahale edemiyor. Rezervi yok. 128 milyar doları buharlaştırdılar. Net rezervi eksi 35 milyar dolar. Müdahale edilemiyor. Bütün bunlara karşın bizim bir sorumluluğumuz var. Bu gidişe sessiz kalmak doğru değil. Çözüm üretsinler diyoruz. Ekonominin gidişi konusunda bir şeyler söylesinler diyoruz. Türk Lirası’nın erimesini nasıl durduracaklar. Bu konuda birisi çıkıp bir açıklama yapsın diyoruz karşımızda bir duvar var.

BİR AN ÖNCE SANDIK GEREKİR:

Sorumluluk hisseden genel başkanlar olarak bir araya geldik. Saraydakilerin keyfi yerinde. Garip bir yapıyla karşı karşıyayız. Türk Lirası eridikçe Türkiye ekonomik standartların tamamen altında bir ülke çıkıyor karşımıza. Kendisine açık ve net çağrıda bulunuyorum. Yönetemiyorsun. Milletin sırtına daha fazla yük yükleme. Bu kadar yükü bu millet çekemez. Bir an önce Türkiye’nin seçime gitmesi gerekiyor. Yazıktır, günahtır. Herkes feryat ediyor. Bir zam yağmurudur gidiyor. Ülkemizi seven, ülkemizin insanını seven bir siyasal anlayışla açık ve net çağrımızı yapıyoruz. Ülkeyi yönetemiyorsunuz. Bir an önce seçime gidin. Yeni bir hükümet gelsin, bu ülke doğru dürüst yönetilsin.”

SEÇİMDEN BAŞKA YAPACAK ÇARE YOK:

Kılıçdaroğlu’nun arından söz alan Akşener ise şunları söyledi: “Sayın genel başkanımızın acil seçim, hemen seçim çağrısına katılıyorum. Çünkü seçimden başka yapacak çare yok. Geçen sene kurban bayramıydı sanıyorum. Ağır krizle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde sayın Erdoğan’a ‘Memleket masasını topla’ demiştim. ‘Ortak bir tutum alalım’ demiştim. Aslında bugün o çağrıyı yapmam lazım ama o gün ağzım yandığı için, o dönem inanılmaz hakarete uğradım. Dolayısıyla artık yolun sonu görünmüştür.”

SEÇİM TARAFSIZ BİR BİÇİMDE YAPILMALI:

Daha fazla yıkım, yoksulluk, yoksunluğa eğitim konusunda hocamızın, uzman arkadaşımızın Eğitim Politikaları Komisyonu’na gönderdiği bana verdiği raporu okudum. Yoksulluğun yanında yoksunluk. Gıda bulamamaya doğru giden, eğitime erişememe konusunda ağır problemle karşı karşıyayız. 1 yıl sonra hepimizin görüp eyvah diyeceğimiz konu bu. Seçimin hür ve bağımsız bir biçimde, tarafsız biçimde yapılmalı. Milletimiz kimi tercih ediyorsa ona saygı duymanın yolunu açmalıyız.”

50+1’İN TEMELİNDE ENDİŞE VAR:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarına ilişkin soruya Kılıçdaroğlu “Bunların artık bu ülkeyi yönetecek kapasiteleri yok. Çekilsinler” yanıtı verdi. “50 artı 1” tartışmalarına yönelik olarak da Kılıçdaroğlu “Hangi oranı getirirlerse getirsinler. Hangi oranı getirirlerse getirsinler, bu millet bunlardan bıktı! Bunlar artık gidici, görüyorlar. Gideceklerini görüyorlar. Ülkeyi yönetemediklerini herkes biliyor. Üzüldüğüm şu seçimlerle gelen milletvekili halkın içine giremiyor. Biz ona iyilik yapıyoruz aslında. Seçim yap diyerek iyilik yapıyoruz. Geçen her gün maliyet artıyor’’ düşüncesini dile getirirken Akşener “Temelinde endişe var” dedi.

Tehdit etmekle olmuyor

“Ekonominin kitabını yazdım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kendisi için söylediği “Ahlak yoksunuz sözleri üzerinden tepki gösteren Akşener “Asıl ahlak yoksunu, ülkenin yarısı ülkenin açlık sınırı altında yaşarken, dolar 10.43 olmuşken, utanmadan ekonominin kitabını yazdığını söyleyebilendir” dedi ve ekledi: Kürsülerden nutuk atmakla olmuyor Sayın Erdoğan, bu kadın diyerek beni tehdit etmekle de olmuyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ülkemizde her gün yaşar olduğumuz kadın cinayetleri soluğumuzu kesmeye devam ediyor. İnsan öleceğini bilerek yaşayan bir canlıdır ama maalesef ülkemizde kadınlar öldürüleceklerini bilerek yaşıyor. Nerede, ne zaman, kim tarafından öldürüleceğini düşünerek yaşıyor. Ülkemizde bir kadını öldürmek bu kadar kolay olmasaydı Başak Cengiz kızımız aramızda olabilirdi. Bu katil psikolojik tedavi görmüş, ailesi, doktorlar durumunu biliyor, devlet de durumunu biliyor. Herkes her şeyi biliyor ama bu cani 28 yaşındaki bir evladımızın karşısına çıkana kadar kimse parmağını oynatmıyor. Bu cani, Başak’ı savunmasız diye hedef alıyor. Bir psikopatın bile Türkiye’de kadınların durumuyla ilgili vardığı kanaate bakar mısınız, bu kafa kendiliğinden ortaya çıkmadı. Bu kafa, kadını her türlü saldırıya karşı savunmasız bırakan bir zihniyetin ayak izlerini takip ediyor. Bu kafa, 3-5 kendini bilmezin yarım aklına uyup İstanbul Sözleşmesi’ni yırtıp atanlardan cesaret aldı. Kadınları koruyamıyorsunuz. Kadınları yalnız bıraktınız. Kürsülerden nutuk atmakla olmuyor Sayın Erdoğan, bu kadın diyerek beni tehdit etmekle de olmuyor... Bu zalimlik ne zaman bitecek? Bu haksızlığa ne zaman dur denecek, bu ülkede kadınlar ne zaman huzurla yaşayabilecek?

BAYAN DEMEMİŞ, KADIN DEMİŞ:

Mesele son olarak arkadaşlarının ilçe ziyaretlerimize gönderdiği provokatörler için söylediklerimi nedense üstüne alınmış. Geçen günlerde kendisi bana ahlak yoksunu demişti. Hızını alamayıp dün de artık suyumuzun kaynadığını söyleyip beni ve sizi tehdit etti. Bitlere fısıldayan adamı durdurabilene aşk olsun. Yalnız ilerleme var, bayan dememiş, kadın demiş, küçük de olsa bir ilerleme var. Hanımefendiler, yavaş yavaş öğretiyoruz.

YAZIKLAR OLSUN:

Bak Sayın Erdoğan, unutma bir gün hepimizin suyu ısınacak, kaynayacak, biz Allah’ın emri olan o güne hazırlıklıyız. Sen kendine yazık ettin, bu hallere düşmemeliydin, nereden nereye... Dün, Fırat’ın kenarında kaybolan kuzudan bile sorumlu olacağına inanan Erdoğan nerede, bugün rakibinin suyunu kaynatmakla, teneşire yatırmakla tehdit eden Erdoğan nerede... Yazıklar olsun, düştüğün bu ibretlik durumda artık sen bize ahlak konusunda ahkam kesecek durumda değilsin. Senin kendine hayrın yok. Elindeki patlak ampulle aklın sıra güneşi aydınlanmaya çalışıyorsun.

ASIL AHLAK YOKSUNU:

Asıl ahlak yoksunu, ülkenin yarısı ülkenin açlık sınırı altında yaşarken, dolar 10.43 olmuşken, utanmadan sıkılmadan yüzü bile kızarmadan, ekonominin kitabını yazdığını söyleyebilendir. Ama artık, devriniz bitti. İşte, tam da bu nedenle; artık milletinin karşısına çıkıp, hesap verecek yüzün olmadığı için, sıkıştıkça, dönüp bize sarıyorsun. Teşkilatların, dertli esnafın, kapısının önünden geçemediği için, bizim ziyaretlerimize, adam yolluyorsun. Ama olmuyor. Kimse bu rezilliklere prim vermiyor. İşte o nedenle, İYİ Parti, her geçen gün büyürken, sen, tıpış tıpış gidiyorsun. Ez cümle, Sayın Erdoğan; Sen artık, Türkiye’nin geleceğinde yoksun, maalesef henüz farkında değilsin….”



Haber Kaynak

Hiç yorum yok