Breaking News

'Sedat Peker'in ifşalarıyla bağlantısı var' denilen istihbaratçı Eymür: 'Karşılaştığımızda kendisine dedim ki...'


 

'Sedat Peker'in ifşalarıyla bağlantısı var' denilen istihbaratçı Eymür: 'Karşılaştığımızda kendisine dedim ki...'

1987’de Nokta’da dergisinde yayımlanan "1. MİT Raporu" ile MİT'ten uzaklaştırılan eski istihbaratçı Mehmet Eymür, Sedat Peker'in ifşalarında payı olan isim olarak gündeme geldi. Eymür, T24'ten Gökçer Tahincioğlu'nun sorularını yanıtladı.

Türkiye yakın tarihinin en kritik isimlerinin başında gelen bir isim, bir istihbaratçı.

12 Mart döneminde MİT’in birçok operasyonunda görev alan Eymür, 1984’teki Babalar Operasyonu’nun arkasındaki isimdi.

1987’de Nokta dergisinde yayımlanan ve kamuoyunda ‘‘1. MİT Raporu’’ olarak bilinen sızıntının ana aktörüydü. 

Bu rapor sonrası MİT’ten uzaklaştırılan Mehmet Eymür, 90’lı yılların ortasında teşkilata döndükten sonra Susurluk kazasıyla ortaya saçılan devlet-siyaset-mafya denkleminin deşifre edilmesinde rol oynadı.

Geçtiğimiz aylarda gazeteci İsmail Saymaz’a verdiği röportajda ‘‘Susurluk’u basına ben haber verdim’’ diyen Eymür’ün aylardır kamuoyunun ilgiyle takip ettiği Sedat Peker’in ifşaatlarıyla ilgisi olup olmadığı merak ediliyordu.

Eymür: ‘‘Peker’le bir kez karşılaştım’’

Bugün T 24’te Gökçer Tahincioğlu imzasıyla yayınlanan hayli kapsamlı röportajda Eymür, Peker’le doğrudan bir ilişkisi olduğu yönünde bir beyanda bulunmuyor.

Ancak yeraltı dünyasının önemli ismiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunuyor.

Tahincioğlu’nun sorusu üzerine, ‘‘Geçmişte bir kere karşılaştım kendisiyle. Bir akrabanın evinde karşılaştık tesadüfen. Benim yazılarım vardı o zaman. İsmi geçiyordu. ‘Ben artık iş adamı oldum’ dedi. ‘İş adamı arkasında 30 kişiyle gezmez’ dedim. ‘İş adamı olmanı temenni ederim ama bugünkü durumun benzemiyor’ dedim. Öyle bir konuşmamız geçti. Tahminimden fazla okuyan bir adam. Diğerleri gibi değil pek. Hitabeti de iyi. Tabii kendi de zaten söylüyor. Pirüpak bir adam değil. 15 Temmuz'dan sonraki açıklamaları vs. Bunlara bakmak lazım. E kendisi de korku iklimi yaratmak için bunları yaptım, diye açıklıyor. Devlet böyle insanları neden kullanır… Normalde olmaması lazım…’’ yanıtını veriyor

‘‘Peker’e birileri bilgi taşıyor, belli ki birileri ile arası bozuldu’’

Ardından Tahincioğlu tekrar soruyor, ‘‘Mehmet Ağar'la olan ilişkisi… Ya da bilgi aldığı kaynaklar için ne dersiniz?’’

Mehmet Eymür yanıt veriyor: ‘‘O piyasada herkesin çok çabuk birbirlerinden haberleri olur. Tabii birileri taşıyor bilgi. Birileriyle arası bozuldu belli ki. Ama müthiş dinleyici kitlesi var. Herhalde yabancı ülkelere de enteresan geliyor anlattıkları. Kolay kolay ulaşılacak bilgiler değil zira.’’

Yılların deneyimli gazetecisi Tahincioğlu bu yanıtla yetinmiyor ve sormaya devam ediyor.

‘‘Ama açıklamaların bir nedeni ve bağlamı olmalı. İddiaları derin bir yapılanmaya işaret ediyor…’’

‘‘Çok konuşmak istemiyorum, ikimizi de sıkıntıya sokmak istemiyorum’’

Eymür kapalı yanıt veriyor:

‘‘Çok konuşmak istemiyorum. İkimizi de sıkıntıya sokmak istemem. Geçenlerde "Ortalık karışacak" dediğimde de tartışıldı. Ben bunu 25 sene önce de söyledim. Mehmet Ağar'ların zamanında söylediğim şey. 25 sene olmuş. Kanunsuz güç varsa ortada her şeyi yapar. Her şey olur. Mehmet Ağar'ı "iki Mehmet kavgası" yapan millet, birçok şeyi görmezden geldi. Bugüne kadar geldiler. E geldik bugüne. Şimdi durumu sıkıntılı tabii. 18 cinayetten yargılanıyorlar.’’

Ama Tahincioğlu yine de vazgeçmiyor.

‘‘15 Temmuz'dan itibaren yaşananlara ilişkin konuşuyor Peker. Ki kendisi de hem o günün hem sonrasının aktörlerinden biri… Siz 15 Temmuz'a ve sonrasında yaşananlara nasıl bakıyorsunuz? Cemaat MİT tarafından fark edilmemiş bir yapı mıydı? Bu mümkün mü?’’

‘‘Adil Öksüz’ün öldürülmüş olabileceğini düşünüyorum’’

Ve Eymür 15 Temmuz darbe girişiminin kritik ismi hakkında ilginç bir iddia ortaya atıyor.

‘‘Bence bundan çok başka yere bakılmalı. 15 Temmuz henüz çözülmedi tam olarak. Çok sual var. MİT'in ilgili bölümünde muhakkak bir rapor vardır geçmişte cemaatle ilgili elbette. Burada cemaati suçlamak bence esası bırakmak demek. Amerika'yı bırakmak demek. Arkasındaki güç önemli. Amerika, şunu diyecek de cemaat yapmayacak, mümkün mü? Cemaat istediği gibi davranabilir mi? Bu bağlamda bakmak lazım. Çok soru var. Mesela Adil Öksüz. Hâlâ yok ortada. Ben öldürülmüş olabileceğini de düşünüyorum. Normal değil.’’

Hiç yorum yok