Page Nav

GRID_STYLE

Efek

TRUE

Classic Header

{fbt_classic_header}

Son Dakika:

latest

Evrende yalnız mıyız?

  Evrende yalnız mıyız?  İnsanlık tarihinin cevabını en çok merak ettiği sorulardan bir tanesi " Evrende yalnız mıyız ?" sorusu...



 

Evrende yalnız mıyız? 

İnsanlık tarihinin cevabını en çok merak ettiği sorulardan bir tanesi "Evrende yalnız mıyız?" sorusu. Yapılan yeni bir çalışma bu soruya cevap bulur nitelikte. Molatik olduğumuz konu evren...


Akıllı yaşamın varlığı 

İnsanlık tarihinin cevabını en çok merak ettiği sorulardan bir tanesi "Evrende yalnız mıyız?" sorusu. Yapılan yeni bir çalışma bu soruya cevap bulur nitelikte. Araştırmaya göre Samanyolu Galaksisi, kendi bilim ve teknolojileri tarafından yok edilmiş “ölü uzaylılarla” dolu olabilir. Açıklama, olası akıllı yaşamın varlığını hesaplamak için bir denklemin güncellenmiş bir versiyonu temel alınarak yapıldı.


Drake denkleminin güncellenmesi 

Frank Drake tarafından 1961 yılında geliştirilen bu denklemin güncel hali kullanılarak NASA, California Teknoloji Enstitüsü ve Santiago Lisesi araştırmacıları bir rapor ortaya çıkardı. Bu rapora göre evrendeki ilk akıllı yaşamın, evrenimizin şekillenmesinden yaklaşık sekiz milyar yıl sonra ortaya çıkmış olabileceği iddia edildi. Büyük Patlama sonrası geçen sürenin 13.8 milyar yıl olduğu göz önüne alınırsa bu akıllı yaşamların 5.8 milyar yıl önce ortaya çıktığını gösteriyor. Araştırma ekibi matematiksel olarak ortaya koyduğu sonuçlara bilim ve teknolojideki ilerlemenin kaçınılmaz olarak medeniyetlerin yok olmasına yol açtığı fikrini ekledi.


Gerçekten yalnız mıyız? 

İnsanlığın kendine sormakta en çok zorlanacağı sorulardan bir tanesi de "Gerçekten yalnız mıyız?" sorusu. Varlığımızdan kimsenin haberdar olmuyor oluşu korkutucu bir durum elbette.  Ama insan yine de sormadan edemiyor: Gerçekten yalnız mıyız? Hawai Üniversitesi'ndeki araştırmacıların yaptığı bir araştırmaya göre dünyada 10¹⁸ tane kum sayısı olabileceği tahmin ediliyor. Düşünsenize bütün çöller, plajlar.. Buna karşılık evrende 10²² ila 10²⁴ arasında yıldız olabileceği düşünülüyor. Yani bütün çöllerdeki, plajlardaki kumlardan daha fazla. Bu kadar fazla yıldızın olduğu bir yerde dünyamıza benzer bir yer, bizlere benzer akıllı bir canlı olup olmadığı sorusu şüphe uyandırıyor.


Yok oluş teorileri yeni değil! 

Yazımızın başında belirttiğimiz, dünya dışı varlıkların kendilerini yok etmiş olabilecekleri ihtimaline benzer onlarca farklı teoriden bahsetmek mümkün. Bu teorilerin ortak noktası insanın evrende yalnız olduğu noktasında birleşiyor oluşu. Bu düşünceye, yarım asırdır evrene gönderilen radyo sinyallerine cevap alamadığımızı göz önüne alarak varıyor bilim insanları. Dünyadan yayılan radyo sinyallerinin 80 ışık yılı içerisinde 8531 yıldıza ve 3555 Dünya benzeri gezegene ulaşmış ve bu sayılar Samanyolu baz alındığında galaksimizin sadece % 0,125’ini temsil ediyor.  Bu sayıların içerisine evrendeki yıldızları da hesaba katarsanız evrenin her yerine radyo sinyalleri iletmenin bugünün teknolojisine göre milyonlarca yıl alacağı hesap ediliyor. Bu durumda iki ihtimal ortaya çıkıyor; ya dünya dışı canlılar bizim gözlemleyeceğimiz seviyede değil ya da bu canlılar Dünya'dan iletişime geçemeyeceğimiz kadar uzaktalar.


Doğru soruları sormak 

Doğru soruları sorabilmek gerçeğe ulaşmada en etkili yöntemlerden bir tanesi. Doğru soruyu soranlardan bir tanesi de ünlü fizikçi Fermi. Fermi’nin sorduğu soru “Eğer Samanyolu içerisinde bu kadar çok yıldız varsa, niye bu yıldızların hiç birisinde bir yaşam işaretine rastlamıyoruz ya da buradaki muhtemel yaşamlar neden bizle iletişim kurmadı?” sorusu. Fermi paradoksu olarak bilinen bu ikilem evrende yalnız olup olmadığımız noktasında net bir cevap vermiyor. Görüldüğü üzere evren büyük bir bilinmezliği içerisinde barındırıyor. Bu bilinmezlik ölçüsünde “Evrende yalnız mıyız?” sorusunun cevabı gün geçtikçe daha da belirsizleşiyor.

Hiç yorum yok