Page Nav

HIDE
GRID_STYLE

Efek

TRUE

Classic Header

{fbt_classic_header}

Son Dakika:

latest

10 bin doktor ayrıldı, böyle giderse sağlık sistemi tıkanacak

  Genel Sağlık İş: 10 bin doktor ayrıldı, böyle giderse sağlık sistemi tıkanacak 2002’de yurt dışına gitmek için belge isteyen doktor say...


 

Genel Sağlık İş: 10 bin doktor ayrıldı, böyle giderse sağlık sistemi tıkanacak

2002’de yurt dışına gitmek için belge isteyen doktor sayısı 59 iken, 2022 Temmuz’da 231’e ulaştı. Genel Sağlık İş Başkanı Uğur, hastaların sağlık hizmetine ulaşamadığını açıkladı.

Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık İş) Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, istifa eden ya da emekliliğini isteyen doktorların sayısının yaklaşık 10 bin kişiye ulaştığını açıkladı. Uğur, söz konusu doktorların önemli bir bölümünü uzman doktorların oluşturduğunu söyledi.

Sağlık İstatistikleri Yıllığı, sağlık hizmetlerinde yaşanan personel açığının ulaştığı boyutu ortaya koydu. Buna göre 2002 yılında yurt dışına gitmek için belge isteyen doktor sayısı 59 iken, 2022 yılının ocak ayında 197, şubatta 157, martta 213, nisanda 214, mayısta 161, haziranda 229, temmuzda 231 olmak üzere 1402'ye ulaştı. Yurt dışına çıkmak için belge isteyenler arasında akademik personelin de önemli yer tuttuğunu anlatan Uğur, Sözcü’ye şunları söyledi:

‘BU YIL AYRILANLARIN SAYISI 3 BİNİ BULABİLİR, ÇOK ÜZÜCÜ’

“Acil tıp, beyin ve sinir cerrahisi, anesteziyoloji ve reanimasyon, genel cerrahi, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum gibi kritik branşlardan yurt dışına gidenlerin sayısında dikkat çeken artış gözleniyor. Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) tercihlerinde beyin ve sinir cerrahisi, kadın hastalıkları ve doğum, kalp-damar cerrahisi gibi branşlarda tercih sayısının son derece azaldığı göz önüne alınırsa durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılır. Yurt dışına gitmek için başvurular bu şekilde devam ederse bu yıl sayının 3 bini bulacağını tahmin ediyoruz. Yaşanan durum, bizim için büyük bir üzüntü kaynağıdır.”

‘ŞİDDETSİZ GÜN GEÇMİYOR, HEKİMLER YAŞAMA HAKKINI TERCİH ETMEK ZORUNDA KALIYOR’

Sağlık hizmeti sunan kurum ve kuruluşlarda sözlü şiddetin olmadığı bir gün bile yaşanmadığını, fiziksel şiddetin de artığını, hatta can aldığını kaydeden Uğur, “Giderek daha da kötüleşmeye başlayan şiddet ve şiddetin can alması, bir hekime ömrünü adadığı mesleğini sorgulatmaya başlattı. Hekimler tüm zorluklarına rağmen onlarca yıl emek verdikleri mesleklerini bir kenara bırakarak, ‘yaşama haklarını' tercih etme zorunda kalıyor” dedi.

‘YAŞANANLAR HERKESİ ETKİLEYİNCE SORUN ALGILANMAYA BAŞLANDI’

Böyle giderse sağlık sisteminin tıkanacağına dikkat çeken Sendika Genel Başkanı Derya Uğur, sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olayları, yoğun çalışma saatleri, kötü çalışma koşulları, liyakatsiz yöneticiler, maaş alım gücünün giderek azalması gibi sorunların sağlık çalışanlarını tükettiğini belirtti. Uğur, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Aslında sorun yeni değil. Sorun toplumdaki herkesi etkilemeye başlayınca, hastanelerde randevu alamama durumu ortaya çıkınca sorun algılanmaya başlandı. Hastalar birçok branşta ve yan dalda Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alamadıkları için kamu sağlık hizmetine ulaşamıyor.”

‘SAĞLIK ÇALIŞANLARININ DERDİ PARAYMIŞ GİBİ YANSITILDI’

Sağlık çalışanlarının “Tükeniyoruz” dedikçe bunun duygu sömürüsü gibi algılandığını, dertlerinin “maaşmış” gibi yansıtıldığını, “Giderlerse gitsinler” denildiğini hatırlatan Uğur, “Ancak görüldü ki durum o kadar basit değil” dedi ve şunları söyledi:

“2003 yılında uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte sağlık sisteminde sorunlar katlanarak büyüdü. Sağlık çalışanlarının çalışma koşulları da sistem içinde daha da kötüleşti. Sağlık sisteminde bu kadar ciddi sorunlar varken, nitelikli hizmeti almak da mümkün olmadı.”

TOPLUMA DUYARLILIK ÇAĞRISI: NİTELİKLİ SAĞLIK HİZMETİNİN KOŞULU GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI

“Mevcut koşullarda değişiklik olmazsa, şiddetin önü alınamazsa yurttaşımızın nitelikli sağlık hizmetine ulaşamaması kaçınılmaz olacaktır. Güvenli çalışma ortamı, nitelikli sağlık hizmeti vermenin ön koşuludur. Yurttaşımızın nitelikli sağlık hizmeti alması da buna bağlıdır. O yüzden toplumun duyarlılık göstermesi gerekiyor. Bunun için emek meslek örgütlerinin sesine kulak verilmeli, sağlıkta şiddetin önüne geçecek yasal önlemler için tüm siyasi partilerin duyarlılık göstermeli.”

Sağlık Bakanlığı 2020 yılı sağlık istatistiğine göre Türkiye’deki doktor sayısına ilişkin tablo şöyle:

–2020 yılında 100 bin kişiye düşen toplam hekim sayısı 205, Avrupa Birliği ortalaması 389, Ekonomik Kalkınma Örgütü (OECD) ortalaması 356 kişi.

–100 bin kişiye düşen toplam diş hekimi sayısı Türkiye'de 42, Avrupa Birliği ortalaması 79, OECD ortalaması 73 kişi.

–100 bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısı 2020 yılında 342'ye ulaştı. Avrupa Birliği ortalaması 873, OECD ortalaması 919 kişi.

Hiç yorum yok