Page Nav

HIDE
GRID_STYLE

Efek

TRUE

Classic Header

{fbt_classic_header}

Son Dakika:

latest

Sedat Peker'den yeni açıklamalar

  Sedat Peker'den yeni açıklamalar: El konulan ev ve Süleyman Soylu Organize suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla yargılanan Sedat...


 

Sedat Peker'den yeni açıklamalar: El konulan ev ve Süleyman Soylu

Organize suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla yargılanan Sedat Peker, Twitter hesabından el konulan evi ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında açıklamalarda bulundu.

Son dönemde özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu başta olmak üzere siyaset - mafya ilişkilerine dair ifşalarıyla öne çıkan ve organize suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla yargılanan Sedat Peker, Beykoz’daki evine el konulmasının ardından açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet gazetesinden Bora Erdin’in haberine göre, Peker’in Beykoz Korusu’nun sınırları içinde yer alan ve “tek mal varlığım” dediği konutun Milli Parklar ve Bahçeler'e devredildiği ifade edildi.

Haberin ardından Sedat Peker, “Deli Çavuş” adlı Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Peker açıklamasında, evine eve arazisine el konulduğunu doğruladı. Peker, “Bugün çıkan haber bir konu haricinde kesinlikle doğrudur. Yanlış olan o evin vergilerinin 25 senedir değil 65 senedir düzenli olarak ödendiğidir. Bahsi geçen ev 25 senedir ailemize aittir” dedi.

Peker ayrıca İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya seslenerek “Ben senin babanın arkadaşıyım. Sen kimsin oğlum? Normalinde senin bana amca diye hitap etmen lazım”


Peker’in açıklamasının devamı şöyle:

“Paranın ilk kısmını yatırıp yapı kayıt belgesini aldık (Yani hak sahibi olduk). Evin çok küçük bir bölümü Milli Park Bahçelere aitti. Ancak bu durum tapu almamıza engel değildi. Yapı kayıt belgesi alan herkesin tapuları dağıtılırken geçen sene Mayıs ayında başladığım açıklamalardan dolayı bizi beklemeye aldılar. 10 gün önce ise şeytanın bile aklına gelmeyecek bir plan yaparak evin ve bahçenin tamamını Milli Park Bahçelere dahil ettiler. Bunun anlamı şudur: Emlak barışı yasasına göre Milli parklara bağlı olan yerlere tapu verilemez.

Yani son günlerin moda tabiri ile eve çöktüler. Beni bu dünyada üç şey delirtirdi. İlk ikisini zaten yapmışlardı. Birincisi çocuklarıma silah çekmek, ikincisi ise vatan sevgimi sorgulamaktı. Kahpe kursağında büyümüş namussuzlar bana ajan dediler. Şimdi de rahmetli annemin babamın hatıraları ile dolu olan evi tezgah kurarak elimden almaya kalktılar. Daha önce de söylemiştim ya Yüce ALLAH kaderini yazıyor, yapacak bir şey yok. Beni tahrik edip seçimden önce elimdeki cephaneyi kullanmamı istiyorlar (çünkü bizim insanımızın hafızasının 1-2 aylık olduğunu onlar da biliyorlar). Ancak ben saf değilim. Fakat tez canlı da bir insanım. Bu yüzden elimdeki cephaneyi böldüm. Seçime 2 ay kala paylaşacaklarım ayrı. Seçim ikinci tura kalırsa paylaşacaklarım ayrı. Seçimden sonra paylaşacaklarım ise apayrı.

Fakat benim canımı bu şekilde yakacaklarını bildiğim için de ani tearuzlar için ayırdıklarım da farklı farklı. Ben bu yolları yemem oğlum, hem de hiç yemem. Ne demiştim? Parça parça koparacam, en sonunda ise kütle kütle koparacam. Canınızı hep yakacam. Twitter alemi magazinci olduğu için, maalesef paylaşımlarımın hakkı verilemediği için orta ağırlıktaki paylaşımlarımı bana karşı yapılan ani tearuzlarda kullanacam. Heybenin içindeki büyük turpları ise seçim öncesi şenlikte kullanacam.”

SÜLEYMAN SOYLU’YA SESLENDİ

“Süslü sülü son zamanlarda senle uğraşmıyordum ancak doktorun olarak sana verdiğim eğitimde başarılı olamadığımı hissettim. süslü süleyman, güzel süleyman, aslan süleyman; hani çocuklara karşı kadınlara karşı saygılı olacaktın. Şirin Payzin hanımefendiye yine atar gider yapmışsın. Sen adam olmazsın sülü sen adam olmazsın. 40 yaşından genç kardeşlerim beni aynı zamanda milli hakem olarak seçtikleri için tartışmalarda faul yapanlara karşı mecburen devreye girmem gerekiyor. Ulan süleyman sen gerçekten efsanesin. Yemin ediyorum sen efsanesin. Harbiden büyük dümencisin.

Oğlum senin dinle imanla bir işin yok ki. Seni bilmeyen de Ortaköy’ün camii imamı zannedecek. Abdest almadan, Ayet-el Kürsi okumadan göreve çıkmayın demişsin. Ulan süleyman Ayet-el Kürsi’yi kameranın önüne geçip bir okusana. Ancak karşında prompter olmayacak. Eğer okursan çok mahcup olacam hatta utanacam. Ancak bu durum senin sahtekar olduğun gerçeğini değiştirmeyecek. Çünkü Macar asıllı bir Yahudinin hayatını okumuştum. Çok güzel bir kitaptı. Adam İstanbul’dan Arabistan’a hacca gidiyor. Ordan da Doğu Türkistan’a kadar şeyh efendi olarak da yolculuk yapıyor (Şeyh efendi olarak). Gerçi o adam birçok duayı ezberlemiş, ancak sen bir güvenlik makalesi okumadan İçişleri Bakanı olmayı başardığın gibi Ayet-el Kürsi’yi de ezberlemeden sahte hoca olmayı başarmışsındır. sülü seni rezil edecem, seni mahvedecem. Gerçi tam kendine göre birkaç tane hoca da bulmuşsun. Kendi cemaatinin içindeki insanların elinde olduğunu iddia ettiği kayıtlara karşı onu da korumaya aldın değil mi? Size yazıklar olsun, siz adam değilsiniz. Kıbrıs’a giremeyeyim diye ordan da karar çıkarmışsın. Sen kaşınıyorsun ben ne yapayım? Sen adam değilsin, bu yüzden bakan da değilsin.

Şirin Payzin hanıma diyorsun ya ailem hakkında ne biliyorsanız bir hafta içinde yayınlayın. sülü 1991 senesinden başlayalım mı? Gerçi sen o zaman Gaziosmanpaşa Taşlı tarlada arı kız peşinde geziyordun. Ben senin babanın arkadaşıyım. Sen kimsin oğlum? Normalinde senin bana amca diye hitap etmen lazım. Taşlı tarlada o zamanın meşhur mekanı Sereno’nun olduğu binanın sahibi Hüseyin Ceylan vardı. Tefecilerin eline düştüğü için bütün binayı elinden almışlardı. Senin baban Doğru Yol ilçe başkanıydı. Dost çevresinde kör Hasan olarak tanınırdı. Konuşma kaydını yayınladığım akrabam olan Reşat Fazlıoğlu ile beraber bu olayı çözeyim diye beni çağırmışlar mı çağırmamışlar mı? Hem babana hem benim akrabam senin arkadaşın olan Reşat Fazlıoğlu’na bir sor. Hatta ortak akrabamız olan Zafer Salman üzerinden bana ulaşmışlardı. Tefeciler kalabalık bir şekilde el koydukları binaya geldiklerinde ben de yanımda Zafer Salman da dahil olmak üzere 25-30 kişi ile gelip tefecilere şahsıma ait olan özel bir terapiyi uygulayıp binayı geri almadım mı? Hüseyin Ceylan bey sağ olsun, o zaman cezaevinden yeni çıkmıştım, bana jest olarak 34 BLU 34 plakalı Mercedes’i hediye olarak alıp bir çanta da para vermedi mi? Doğru Yol ilçe başkanlığı ya Hüseyin Ceylan’ın binasında ya da yan binadaydı. 31 sene geçti bunu belki yanlış hatırlıyor olabilirim.

Senin baban Hasan abi beni ilçe başkanlığı binasında ağırlayıp “Reis sen Karadeniz’lilerin gururunu kurtardın, bizim gururumuzu kurtardın” demedi mi? Ben Hüseyin Ceylan’ı tanımazdım, bu işi halletmem için beni senin babanla Reşat Fazlıoğlu çağırdı. sülü nasıl ama? Seni kibrit kutusundan dışarıya asla çıkarmam. Doktorun olarak seni tekrardan uyarıyorum. Kadınlara ve çocuklara karşı saygılı olacaksın. Yoksa sana daha sert ilaçlar yazmak zorunda kalırım. Biraz da yeni olaylara değinelim mi ne dersin? Eski SPK başkanı fuat taşkesenlioğlunun kız kardeşi Ak Partinin Erzurum milletvekili zehra taşkesenlioğlu ve kocası üniversite rektörü Ünsal Ban’ın SPK ile ilgili yolsuzluk dosyalarını yayınlayacağımı s öylemiştim. Detaylarını seçim öncesi açıklayacağım bazı gelişmeler üzerine aniden boşanma davası açıldı. sülüman sen İçişleri Bakanı mısın? Yoksa fedai misin? zehra taşkesenlioğlu mahkemeye boşanma dilekçesi verince bu dilekçeyi ilk olarak neden sana yolladı? Ve sen rektör Ünsal Ban’ı bir arkadaşı vasıtasıyla kibar yollu olarak neden tehdit ettirdin? Çok yorgunum ama biraz daha tweet yazıp onları da birazdan paylaşacağım. Lütfen bu tweetlerdeki bilgilerin hakkını verin. Tarih duruşumuzdan dolayı hepimizi yargılayacak.”

Hiç yorum yok