Page Nav

HIDE
GRID_STYLE

Efek

TRUE

Classic Header

{fbt_classic_header}

Son Dakika:

latest

Gazeteci Terkoğlu: Baronun kucağına oturan ‘reisçi’

  Terkoğlu: Baronun kucağına oturan ‘reisçi’ Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, "AK Parti rozeti, Erdoğan’ın adı, vatan-mill...


 

Terkoğlu: Baronun kucağına oturan ‘reisçi’

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, "AK Parti rozeti, Erdoğan’ın adı, vatan-millet edebiyatı, uyuşturucu baronlarını korumanın ve kollamanın vitrini olmuştu" dedi.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile iktidar arasında geçen uyuşturucu polemiğine ilişkin "Baronun kucağına oturan reisçi" başlıklı bir  yazı kaleme aldı.

AK Partili isimlerin karıştığı bazı olayları hatırlatan ve yazısında Naci Şerif Zindaşti ile Aliye Uzun isimlerine dikkati çeken Terkoğlu, "AK Parti rozeti, Erdoğan’ın adı, vatan-millet edebiyatı, uyuşturucu baronlarını korumanın ve kollamanın vitrini olmuştu. Teşkilat yöneticisinden Saray danışmanına herkes baronlar için çalışıyordu. Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na kızmak yerine iğneyi önce çevresini saranlara batırmalı" ifadelerini kullandı.

Uyuşturucu baronu olduğu bilinen ve adı çeşitli cinayetlere karışan Zindaşti’yi serbest bırakan hâkim Cevdet Özcan’ın soruşturma sırasında verdiği ifadeye dikkati çeken Terkoğlu, hâkimin, “İktidar partisinden eski milletvekili beni sürekli arayarak bu şahsın mutlaka tahliye edilmesi gerektiği yönünde telkin ve baskıda bulundu” derken bahsettiği kişinin eski AK Parti milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Burhan Kuzu olduğunu hatırlattı. Terkoğlu, “Peki, Burhan Kuzu ile Zindaşti’yi kim tanıştırdı?” diye sordu.

Terkoğlu'nun yazısında ilgili kısım şu şekilde:

“Kendi ifadesine göre Aliye Uzun; ‘Zindaşti’nin ülkemize yatırım yapacağını düşündüğüm için Burhan Hoca ile tanıştırdım.’"

Kendisini "Reis sevdalısıyım, teşkilattan yetişmiş bir insanım" diye tanıtan Aliye Uzun'un da AK Parti’nin yöneticisi olduğuna dikkati çeken Terkoğlu, şöyle devam etti:

"Vatandaşlık almak gibi aracılıklarının karşılığında, çıkardığı dergiye reklam parası alıyordu. Aliye Uzun ile kavgasını, Zindaşti polise şöyle anlatıyordu:

‘Yeğenime Aliye Uzun’u arattım. Kimliğin henüz çıkmadığını, kimlik çıkmadan da herhangi bir ödeme yapmayacağımızı söylettim. Aliye Uzun da kucağıma oturduğu fotoğrafı internete koyacağını söyledi. Bir süre sonra yeğenim olan Emel D. aradı. ‘Dayı Aliye senin uygunsuz fotoğraflarını yayımlamış’ dedi. Aliye’yi arattım. Aliye ‘Beni ve partimi karşınıza almayın, benim dergimin vergisini ödeyin’ dedi.’

İşin ilginci, bu olayı Uzun cephesi de doğruluyordu.”

"Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na kızmak yerine iğneyi önce çevresini saranlara batırmalı"

“Aliye Uzun’u 15 Temmuz’un ikinci yıldönümünde Trump Towers’tan sallandırdığı ‘1. Başkan Erdoğan’ pankartıyla hatırlıyorduk. Bütün tabloya bakınca; AKP rozeti, Erdoğan’ın adı, vatan-millet edebiyatı, uyuşturucu baronlarını korumanın ve kollamanın vitrini olmuştu. Teşkilat yöneticisinden Saray danışmanına herkes baronlar için çalışıyordu” diyen Terkoğlu, “Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na kızmak yerine iğneyi önce çevresini saranlara batırmalı. ‘Beni düşmanlarımın diline düşürdünüz’ dese, yaşanan gerçeği daha net tarif etmiş olur” görüşünü ifade etti.

Hiç yorum yok