Page Nav

HIDE
GRID_STYLE

Efek

TRUE

Classic Header

{fbt_classic_header}

Son Dakika:

latest

Medyaya yolsuzluk, usulsüzlük sansürü: Halkın haber alma hakkı engelleniyor

 Medyaya yolsuzluk, usulsüzlük sansürü: Halkın haber alma hakkı engelleniyor... Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü Özgürlük İçin Basın pr...


 Medyaya yolsuzluk, usulsüzlük sansürü: Halkın haber alma hakkı engelleniyor...

Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü Özgürlük İçin Basın projesi kapsamında hazırlanan 2022 yılı Ekim ayı raporu yayımlandı. Raporda Türkiye'de medyaya ve halkın haber alma hakkında yönelik uygulanan baskılar gözler önüne serildi.

Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü Özgürlük İçin Basın (ÖİB) projesi kapsamında hazırlanan Ekim 2022 raporu yayımlandı.

Rapora ilişkin yapılan basın açıklamasına göre Cemiyet Başkanı Bilgin, AK Parti ve MHP’nin dezenformasyonla mücadele gerekçesiyle yaptığı yasal düzenleme kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarınca halkın devlete güvenini zedeleyecek açıklamalardan kaçınılması çağrısında bulundu.

'YANLIŞ BİLGİLER İÇERECEK AÇIKLAMALAR YAPILMAMASINI BEKLİYORUZ'

Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Nazmi Bilgin rapor için, “Ülke genelinde farklı konulara ilişkin erişim engellemesi kararları ile halkın haber alma hakkının engellenmesi ise, Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü ÖİB projesince yapılan aylık raporlama çalışmalarında olduğu gibi Ekim ayında da sürdü. Geçtiğimiz ay kamuoyuyla paylaşılan İfade Özgürlüğü Derneği’nin yıllık raporlama çalışması da toplum hafızasından yolsuzluk, usulsüzlük içerikli olayları silmeyi amaçlayan kararları ortaya koydu” açıklamasını yaptı.

Açıklamaya göre Bilgin, “Seçim yılında iktidar ile muhalefet arasında çekişme artacak görünüyor. Ancak muhalefet partileri ve temsilcilerince yapılan eleştiriler ve tespitleri yalanlamak, dezenformasyon gibi göstermek için devletimiz bünyesindeki kamu kurum ve kuruluşları tarafından yanlış bilgiler içerecek açıklamalar yapılmamasını bekliyoruz” dedi.

'YENİ CEZA MADDESİNİN MUĞLAK İFADELER BARINDIRMASI NEDENİYLE NASIL UYGULANACAĞI MERAK KONUSU'

Basın ve ifade özgürlüğü bakımından “kara leke” niteliğinde bir yasal düzenlemeye tanıklık edildiğini kaydeden Bilgin’in açıklaması şöyle:

“Kanun ile birlikte meslek örgütlerince dava konusu yapılmış, ‘basın kartı’ ile ilgili yönetmelik düzeyindeki düzenlemeler de yasa kapsamına alındı. İnternet haber siteleriyle ilgili uzun yıllardır devam eden yasal boşluğun yasayla ortadan kaldırılmasına karşın Basın İlan Kurumu (BİK) ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) yetkileri arttırılarak internet ortamındaki habercilik üzerinde cezalandırma baskısı da arttırıldı. Meslek örgütlerince öncelikle gazeteciler için uygulanacağı vurgulanan ve sosyal medya kullanıcısı olan herkesi kapsayan ‘hatalı bilgiyi alenen yayma’ suçu da hayata geçirildi. İktidarca dezenformasyonla mücadele gerekçesiyle kamu barışı ve kamu sağlığını tehlikeye atan durumlarda uygulanacağı savunulan yeni ceza maddesinin, muğlak ifadeler barındırması nedeniyle nasıl uygulanacağı merak konusu oldu.”

RAPORLAMA EKİM AYINDA DA SÜRDÜ

“Bu üzücü olayda, muhalefet partileri temsilcileri Amasra’daki maden ocağıyla ilgili Sayıştay’ın geçmişteki uyarıları dikkate alınmadığı için bunun yaşandığı iddiasına karşılık Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ‘Sayıştay raporuna ilişkin iddialar dezenformasyon’ açıklaması dikkat çekti. Bu arada TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde teklif sahibi AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir’in düzenlemeyi ABD’li elçilik yetkilileriyle görüştükleri ve onlar tarafından düzenlemeye övgüde bulunulduğu açıklaması ise tartışma yarattı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Özdemir’in açıklamasını ‘dezenformasyon’ olarak nitelendirdi. Bu gelişmeler ÖİB raporumuzda not edildi. Bu iki örnek dezenformasyonla mücadele gerekçesiyle hayata geçirilen yeni yasal düzenlemenin seçim yılında nasıl kullanılacağına ilişkin endişelerimizi arttırdı.”

“Ülke genelinde farklı konulara ilişkin erişim engellemesi kararları ile halkın haber alma hakkının engellenmesi ise, Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü Özgürlük için Basın (ÖİB) projesince yapılan aylık raporlama çalışmalarında olduğu gibi Ekim ayında da sürdü. Geçtiğimiz ay kamuoyuyla paylaşılan İfade Özgürlüğü Derneği’nin yıllık raporlama çalışması da toplum hafızasından yolsuzluk, usulsüzlük içerikli olayları silmeyi amaçlayan kararları ortaya koydu.”

'EKRAN KARARTMA CEZASI, BİR SONRAKİ CEZA KARARIYLA TELE1’İN YAYIN LİSANSINI KAYBETME SONUCU YARATACAK'

Bilgin, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) medya kuruluşlarına verdiği cezaların devam ettiğini ve TBMM’deki RTÜK üyesi seçiminde İYİ Parti’nin kontenjan hakkı olmasına rağmen AK Parti’ye kontenjan verilmesini üzüntüyle gözlemlediklerini belirtti. Bilgin son olarak, “RTÜK’ün AK Parti ve MHP’li üyelerince oy çokluğuyla Tele1 TV’ye üç günlük ekran karartma kararı alması, bu televizyon kanalı açısından bir sonraki ceza kararıyla yayın lisansını kaybetme sonucunu yaratacak” dedi.(ANKA)

Hiç yorum yok