• Son Dakika

    İmamoğlu’ndan Soylu’ya: Madem dağa çıkmış terörist tutuklayın


     

    İmamoğlu’ndan Soylu’ya: Madem dağa çıkmış terörist tutuklayın

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun terörist olarak ismini açıkladığı İBB çalışanın şehit yakını çıkması hakkında “Dağa çıkmış bir terörist dediğiniz insan, elini kolunu sallaya sallaya İstanbul’da niye dolaşıyor o zaman? Madem ki dağa çıkmış bir terörist, tutuklayın, alın götürün, şimdi götürün” açıklaması yaptı.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘150 Günde 150 Proje’ maratonu kapsamında yeniden düzenlenen ve büyük oranda vatandaşların kullanımına açılan Sarayburnu Parkı’nda bugün incelemelerde bulundu. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Alpay ile Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı Çağatay Seçkin’den tamamlanan ve devam eden projelerle ilgili bilgi alan İmamoğlu, daha sonra açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, şunları söyledi:

    “SARAYBURNU, ‘BİR YÖNETİMİN İLGİSİZLİĞİNİN SİMGESİ’ DİYE ANLATILABİLİR BİR NOKTA: İstanbul’un en etkileyici noktalarından birisindeyiz. Göreve geldiğimiz an itibariyle yaklaşık 7 yıldır hiçbir şey yapılmadan ki daha öncesi de bir şantiye dönemi var aslında, oldukça uzun sürdü. Baktığınızda, bu alanın metrukluğu insanların çok canını sıkan bir noktadaydı. Bugünden baktığınızda, yaklaşık 17 yıllık bir geçmişi var. İstanbul’un bu kadar cazibesiyle böyle önde duran bir alanı bu kadar metruk bırakmak, aslında bir yönetimin ilgisizliğinin simgesi olabilir. Yani o günkü fotoğraflarla bugünkü fotoğrafı yan yana koyduğunuzda Sarayburnu, ‘bir yönetimin ilgisizliğinin simgesi’ diye anlatılabilir bir nokta. Beni çok üzmüştü. Göreve geldiğimin ikinci ya da üçüncü ayında, buradaki anıtla ilgili bir şikâyet alınca hemen koşa koşa buraya gelmiştik ve çevresindeki bakımsızlığı da görünce üzülmüştüm. Sonra arkadaşlarımla oturduk, konuştuk ve bir proje süreci başlattık. Projenin kurul süreci takip edildi. Ne yazık ki orada 2 yılı aşkın bir süre tartışmalarla sürdü ve sonucunda izin çıkar çıkmaz ihalesi vesairesi başladık, çok hızlı bitirdik.

    KEYİFLİ, DOYUMSUZ BİR MANZARA OLUŞTU: Aslında bitirdik derken burası ilk bölümü, 21 bin metrekarelik bir yeşil alan. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk anıtlarından birisi ve tabi simgesel noktalarıyla baktığınızda Boğazı, Marmara’yı, Adaları Kadıköy, Üsküdar’ı, Beyoğlu’nu, böyle Boğaz’ın ufkuna doğru bakışla geriye dönüp baktığınızda muazzam bir Gülhane Parkı görüntüsü, Topkapı; yani herhalde böyle bir uç nokta çok azdır dünyada. Bir yanıyla Haliç’in girişi. Keyifli, doyumsuz bir manzara oluştu. Şimdi arkadaşlarımla devam eden Arkeopark kısmı var. O bölümde de çok hızlı davranacağız. Çok şık bir gezi alanını da orada kazandıracağız. Yenikapı’daki kazıda çıkan, özellikle tarihin o derinliklerini İstanbul’a anlatan bir Arkeopark’ı da orada vatandaşlarımızla buluşturacağız. Bütünüyle açılışını, hep beraber mart-nisan ayına yakın bir zeminde yapacağız. Her ne kadar sona eriyorsa da önümüzdeki hafta yeni 150 ya da belki 200 projeye İstanbullular hazır olsunlar. İnşallah önümüzdeki genel seçime kadar, mayısa kadar bir o kadar, daha fazlasını İstanbullulara, İstanbul’un her noktasında eşitlikçi bir biçimde, nitelikli bir biçimde kazandırmış olacağız.”

    “YAPILAN İNDİRİM DEĞİL, İSTANBUL’UN KURUMLARININ ELİNİ DARALTMA GİRİŞİMİDİR”

    İBB Başkanı İmamoğlu, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. İmamoğlu, İstanbul’da doğal gaza yapılan indirimle ilgili soru üzerine şöyle konuştu:

    “‘Doğal gaz indirimi yaptık’ diye açıklama… Böyle hafif gülümseyerek izliyorum. Yapılan şey, doğal gaz indirimi değil. Biliyorsunuz doğal gazın İstanbul’daki dağıtımını İGDAŞ yapıyor ve İGDAŞ, Türkiye’deki doğal gazın en büyük payını, neredeyse dağıtımını yapan kurum ve bu gaz dağıtım şirketlerinin tarifelerini planlayan Enerji Piyasası Kurulu (EPDK). Genelde aslında istişareyle bu konular tartışılır, konuşulur. Ama hiçbir istişare yapmadan ‘Biz indirim yaptık’ diye bir açıklamayla tariflediler. Burada yaptıkları şey; İGDAŞ’ın kendi idari paylarını yönettiği kısmın yüzde 56’sını keserek bir fiyat açıklamaları oldu. Aslında İGDAŞ’ın payından kesmiş oldular. Yoksa İGDAŞ’a girişle ilgili herhangi bir indirim yoktur. Ama her hâlükârda gerçekten İGDAŞ’ın, şu anda bu var olan payıyla beraber, yani kesintinin yapılmış payıyla beraber idari giderlerini bile karşılayamama riski vardır. Hani bu aslında bir nevi, hani tabiri caizse İstanbul’un kurumlarının elini daraltma girişimidir. Ama ona rağmen ben şöyle bakıyorum. Her koşulda, şu zor günlerde, ekonominin zor koşullarındaki bu da onun bir ispatıdır. İnsanlar böyle bir sıkıntı çekmese niye böyle bir hamle yapılsın? İGDAŞ olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, İstanbulluların bütçesine bir katkı sunuluyorsa bu bizim için sevindiricidir. Ama söyleyeyim; hükümetin bir katkısı yoktur. İGDAŞ’ın payının kesilmiş hali vardır şu anda. Bütün vatandaşlarımız bunu bilsin. Şu anki durum bu.”

    “İSTİFA ETMESİ KONUSUNDAKİ CESARETİ GÖSTEREMEMESİNDEN DOLAYI ŞU ANDA BÖYLE BİR KAÇAK YOL ARIYOR”

    Ekrem İmamoğlu, “İçişleri Bakanı Soylu’nun dün bir açıklama daha yaparak sizin defalarca aradığınızı ve bunun da Cenabı Hakk’ın kayıtlarında olduğunu söyledi, bu konuda ne diyeceksiniz” sorusu üzerine de şunları söyledi:

    “Ondan sonra benim de cevabım var. Onu belki okudunuz, belki okumadınız. Bir kere söyleyeyim; ‘Kendi yalan ifadelerine, iftiralarına, o kötü dilini kayda geçirirken Yaradan’ın, Cenabı Hak’kın, Cenabı Allah’ın ismini oraya eklemesin. İddialarını, yalanlarını, iftiralarını sadece yalın haliyle yazmasını tavsiye ediyorum’ diye yazdım. Oradayım ben. Daha geçenlerde deyip, yaptığı açıklamadan sonra bunu döndürüp ta Covid-19 dönemindeki paralara el konmasıyla ilgili telefona götürmesi acizliktir. İstifa etmesi konusundaki cesareti gösterememesinden dolayı şu anda böyle bir kaçak yol arıyor. Ben, kendisini ilgili kişiye havale ettim. O da Sayın Cumhurbaşkanı’dır… Bundan sonra gereğini Sayın Cumhurbaşkanı yapar diye düşünüyorum.”

    “KENDİ EVİNDE BİR SANDIK KOYSUN, OYLAMA YAPSIN; YÜZDE 80 ‘YALAN KONUŞUYORSUN’ ÇIKAR”

    Ekrem İmamoğlu, Bakan Soylu’nun İBB’de çalışan ve şehit yakını olan bir itfaiye erinin 2014’te PKK’nın dağ kadrosuna katılan bir isim olduğu iddiasıyla ilgili de şöyle konuştu:

    “Ben, bir kere başta şunu söyleyeyim; bir şehit yakınına haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Gerekçesi ne? Bir; bir kere işe alınırken bir eleman, itfaiye eri; koşullar, süreçler işletildi ve o dönemde Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar gereği adli sicil kaydı ve bununla ilgili soruşturma yapılamıyordu ve alındı. İddiaya bakar mısınız? ‘Dağa çıkmış bir terörist’ dediğiniz bir insan, elini kolunu sallaya sallaya İstanbul’da niye dolaşıyor o zaman? Ben size bir şey diyeyim mi? O kadar mazlumun ahı var ki. Bu kadar iftiracı bir insan, o koltukta nasıl durur? Yani bir şehit yakınına dahi bu haksızlığı, bu hukuksuzluğu yaptığını düşünüyorum. Dediğim gibi; mademki dağa çıkmış bir terörist, tutuklayın. Alın götürün. Şimdi götürün. Böyle bir iftira olabilir mi? Bu dediğinize evinizdeki insanlar, çoluğunuz, çocuğunuz, eşiniz, aileniz inanmaz. Kendi evinde bir sandık koysun, oylama yapsın; yüzde 80 ‘yalan konuşuyorsun’ çıkar. Öyle bir sonuç çıkar. Üzülüyorum. Şehit yakınına haksızlık yapıldığını düşünüyorum.”

    “AK PARTİ MİLİTANI OLARAK TARİFLEDİĞİM SAYIN MÜFETTİŞ, ÖYLE BİR GAZA GELDİ Kİ”

    İBB Başkanı İmamoğlu, İBB’nin satın aldığı Fatih Sultan Mehmet tablosuyla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın başlattığı ön incelemeye ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bir kere, Fatih Sultan Mehmet’in tablosunu ülkemize getirmekten onur ve gurur duyuyoruz. Benim hayranlık duyduğum, geçmişimizin önemli yöneticilerinden, padişahlarından birisidir. Öyle bir eseri, ardından da Kanuni Sultan Süleyman’ın tablosunu getirdik. Bizim bu yaptığımız işi, Valilik üzerinden bir soruşturmayla, birinin şikayeti üzerine yapmışlardı. O zaman Valilik, baktı ki bu işin arkası boş, ‘soruşturmaya gerek yoktur’ kararı verdi. Ama kendisini ‘AK Parti militanı’ olarak tariflediğim sayın müfettiş, öyle bir gaza geldi ki… Kendisinin, ‘militanlık görevini daha üst seviyeye nasıl taşırım’ çabası içinde olduğunu görüyorum. Ama buradan söyleyeyim; elbette AK Parti’nin, teşkilat olarak genel merkezinde, İstanbul’da aklı başında yöneticileri var. Böylesi bir insanın, böylesi bir tutumun onlara dahi nasıl zarar vereceklerini görüyorum, şimdiden ve uyarıyorum. ‘Fatih Sultan Mehmet’in tablosunu niçin aldın’ diye soruşturulmak, benim için gurur vesilesi olur sadece milletimiz adına. Ama bu işin arkasını bırakmayacağım. Bu şahsi çıkarları, kendi kişisel kariyeri için yapamayacağı olmayan bir kişinin, müfettişlik yetkisini kullanarak hukuksuzluk zemini yaratmasından dolayı, elimden gelen bütün hukuki mücadeleyi hayatım var oldukça kendisiyle yapacağım, bugüne kadar yaptıklarından ve bundan sonra yapacaklarından ötürü. O kurumun çok namuslu müfettişleri var, biliyorum. Umarım bu tür insanlardan ayıklanır ve o kurumlar daha fazla zarar görmez.”

    İSTANBUL YENİ SİLUETİNE KAVUŞTU

    Bu arada İBB’den verilen bilgiye göre; içinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmış ilk Atatürk heykelini barındıran Sarayburnu Parkı tamamen yenilendi. Proje doğrultusunda, kıyı bölgesinin bakımı yapılarak, alanda gözlemlenen çökme ve kaymanın önüne geçildi. Büyük bir bölümü yok olmuş kıyı duvarı tamamen kaldırılıp yerine doğal afetlere dayanıklı yeni bir set üretildi. Proje alanındaki heykel çalışmaları ve taş dekorlar, sanatçı Özgür Yıldız öncülüğünde İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Alanda, İstanbul’un sembol yapıları Ayasofya Camii, Sultan Ahmet Camii, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii, Kapalı Çarşı, Yerebatan Sarnıcı, Fener Rum Patrikhanesi, Yeni Camii, Mısır Çarşısı, At Pazarı ve Kadınlar Pazarı, Ayın İrini Kilisesi, Fatih Camii, Mimar Sinan Camii, Hırka-i Şerif Camii, Beyazıt Camii, Yangın Kulesi, Mimar Sinan Türbesi, Kanlı Kilise, Mihrimah Sultan Camii, Dikilitaş, Çemberlitaş, Gülhane Parkı ve tarihi Bizans Surları’nın simgeleri konumlandırıldı.

    İLK ATATÜRK HEYKELİ

    Sarayburnu’ndaki Atatürk heykeli de proje kapsamında yenilendi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmış ilk Atatürk heykeli, zamanının İstanbul Belediyesi tarafından Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel’e yaptırıldı. Türkiye’nin ilk anıt heykeli olan eser, 3 Ekim 1926’da dönemin Şehremini Emin Erkul tarafından açıldı. Heykel, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı için Samsun’a giderken İstanbul’dan hareket ettiği yere konumlandırıldı. (ANKA)

    Hiç yorum yok